
Eşim ile bir mağaza çalışanı arasında bir kaç gün önce gelişen bir "yeni yıl tartışması" eskiden yazdığım bir blogu bana hatırlatmış ve bir yazı dizisini hazırlamaya başlamıştım.
Yazı dizisinin ikinci bölümü olan bu yazının başlığı her ne kadar: "İslam'da zaman ve yeni yıl kavramı" olarak adlandırılsa da, yazı Türkler'in kullandığı ilk takvim olan "12 Hayvanlı Takvim" ile başlamaktadır.
Bildiğiniz gibi takvim; zamanı planlamak, günlerin, haftaların, ayların ve yılların gösterilmesini sağlamak için kurulan düzen veya cetveldir (Demirelma,2021:3). Burada görüntülenen yıl ve aylar gök cisimlerinden güneş ve ayın dolanım hareketlerinden kaynaklı olarak belirlenmiştir.
İLK TAKVİM: 12 Hayvanlı Takvim
İslamiyeti resmi din olarak kabul etmeden önce Türkler, güneşin hareketini izlemiş ve on iki birimden oluşan "güneş takvimi"ni kullanmışlardı. Moğollar, Çinliler, Hintliler ve Tibetliler'de de zaman zaman karşılaşılan bu takvime Türkler, Sâl-ı Türkân adını vermişler ve on iki birime de bir hayvan adını takarak:
01. Sıçan,
02. Ud (Sığır),03. Bars (Pars),04. Tavışgan (Tavşan),05. Lu (Ejder),06. Yılan,07. Yunt (At),08. Koy (Koyun),09. Biçin (Maymun),
10. Tabuk (Tavuk),11. İt (Köpek) ve12. Tonguz (Domuz) demişlerdir (Demirelma,2021:3;vikipedia,22 Kasım 2025).
Bu takvimin Türkler tarafından kullanıldığına dair kanıt Orhun Yazıtları'dır [1] ve takvimin, yaklaşık MS 689 yılından önce kullanıldığı düşünülmektedir (Kaçalin,2007:390).
Bir güneş yılı onlar içinde aynı süre miydi? bilemiyorum. Bu konuda bir araştırma yapmak gerekiyor ama Sâl-ı Türkân, güneşin bir tur dönmesi ile hesaplanmıştı.
Takvimde ilk ve son ay hariç, her bir ay sayılarla anılırdı:
01. Aram,02. İkinç ay,03. Üçünç ay,04. Törtinç ay,05. Beşinç ay,06. Altınç ay,07. Yitinç ay,08. Sekizinç ay,09. Tokuzınç ay,10. Onunç ay,11. Bir yigirminç ay ve12. Çakşaput ay.
Takvimin yılbaşı konusunda çeşitli kaynaklarda farklı görüşler ileri sürülse de genel kanı; başlangıçta yılbaşının kuzey yarımküredeki kış gün dönümünün ertesi günü (22 Aralık) olarak belirlendiği, sonrasındaysa yine kuzey yarımkürede ilkbahar ekinoksu (21 Mart) olarak değiştirildiği yönündedir (Parlak,6 Şubat 2022). Bir tür bahar şenliği olarak kutlanan bu günde, kurban ayinleri, kutlamalar ve geleneksel eğlenceler yapılırdı. Günümüzde bu gün Nevroz olarak kutlanmaktadır.
Bir yıl 4 mevsimden oluşurdu. Bu mevsimlere;
01. Kök, Kökey, Köklem, Köktem (ilkbahar),02. Yaz, Yay, Cay (yaz),03. Güz, Güzey, Güzlem, Güzdem (sonbahar) ve04. Kış, Kıs, Hıs (kış) denilirdi.
Bu takvimde bir gün 12'ye bölündü ve her bölüme de "çağ" adı verilirdi. Bir çağ, bugünkü iki saate eşitti. Dolayısıyla bir gün de 12 çağ idi.
İKİNCİ TAKVİM SİSTEMİ: Hicri Takvim
Türklerin İslamiyet'i kabul etmesi VIII. yüzyıldan itibaren aşamalı olarak başlamış, X. yüzyıldan sonra ise hız kazanarak devam etmiştir. Oğuzların Kınık boyundan gelen ve bölgede iktidar mücadelesi başlatan Selçuk Bey'in İslam'ı kabul etmesi ile İslamlaşma süreci giderek hızlanmış, torunu Tuğrul Bey'in 1040 yılında Büyük Selçuklu Devleti'ni kurması ile de Türklerin İslam devleti süreci artık başlamıştır. Hicri takvime geçiş süreci de bu günlerde başlamış olmalıdır.
Halife Ömer döneminde 639 yılında oluşturulan hicri takvim, Muhammed'in Mekke’den Medine'ye göçü tarihi olan 16 Temmuz 622 tarihini başlangıç olarak kabul eder. Ay'ın Dünya etrafındaki dolanımını esas alan hicri takvime göre bir yıl 354 veya 355 gündür.
Bu takvim 12 birime bölünmüş ve bu birimlere;
01. Muharrem,02. Safer,03. Rebiyülevvel,04. Rebiyülahir,05. Cemaziyelevvel,06. Cemaziyelahir,07. Recep,08. Şaban,09. Ramazan,10. Şevval,11. Zilkade ve12. Zilhicce adları verilmiştir.
Aylar sırasıyla 30 ve 29 günden oluşmakta, zilhicce ayı ise 29 veya 30 gün çekmektedir. Hafta başlangıcı ise, "yevmülehad" adıyla anılan pazar günü olarak belirlenmiştir.
Hicri takvimde 30 yılda bir yaklaşık 11 günlük bir gerilemenin ortaya çıktığı gözlemlenince "artık yıl" uygulamasına gidilmiştir. Bu uygulamaya göre her 30 yıllık dönemin 2., 5., 7., 10., 13., 15., 18., 21., 24., 26. ve 29. yılları 355 gün olarak kabul edilir.
Hicri takvimde yılbaşı, muharrem ayı içerisindedir. Ancak yılın başlangıcı konusunda farklı görüşler vardır. Kimine göre 1 Muharrem günü yılbaşıyken, kimine göre Muhammed'in torunu Hüseyin'in Kerbelâ'da öldürüldüğü 10 Muharrem günü yılbaşıdır.
Ayrıca Ay'ın tam olarak hangi evresinde olduğunda yılın başladığı konusunda da görüş ayrılığı bulunmaktadır.
BUGÜN UNUTULAN TAKVİM SİSTEMİ: Celâli Takvimi
Hicri takvimdeki her bir ayın denk geldiği mevsim, seneden seneye farklılık gösterdiği bunun da tarım ve ticaretin vergilendirilmesinde karışıklıklara yol açması nedeniyle, Büyük Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşah bu karışıklığın gideren yeni bir takvim düzenlenmesi yapılmasını istedi. Ömer Hayyam'ın yönetiminde beş astronomi ve kozmografya bilgini bu amaçla toplandı ve 1079 yılında Celâli takvimi geliştirdiler.
Takvimin başlangıç günü kuzey yarımküreye göre ilkbahar ekinoksu yani Nevruz'du. Güneşi esas alan bu takvime göre bir yıl 365 gün 5 saat 49 dakika 15 saniye 48 salise olarak hesaplanmıştı. Her biri 30 günden oluşan 12 ayın sonuna hamse-i müşterika olarak anılan 5 gün eklenerek yıl tamamlanır. Kebîse adı verilen artık yıllardan dolayı da bir gün daha eklenirdi.
Aynı ismi taşıyan ay ve gün karışmasın diye, ay adlarının sonunda mâh, gün adlarının sonuna ise rûz sözü eklenirdi. Ayrıca yılın sonuna eklenen güne de isim verilmişti.
Bu takvime göre ay adları:
01. Ferverdîn,02. Ürdîbihişt,03. Hordâd,04. Tîr,05. Mordâd,06. Şehrîver,07. Mihr,08. Âbân,09. Âzer,10. Dey,11. Behmen ve12. İsfend idi.
Günlerin adları ise;
01. Ormudz,02. Behmen,03. Ürdîbihişt,04. Şehrîver,05. Esfendârmâz,06. Hordâd,07. Mordâd,08. Dibâdur,09. Âzer,10. Âbân,11. Kam,12. Mahr,13. Tîr,14. Çûş,15. Dibâmâher,16. Meh,17. Serûş,18. Reş,19. Ferverdîn,20. Bahrân,21. Râm,22. Bed,23. Dibâdîn,24. Dey,25. Erd,26. Aştâd,27. Osmân,28. Ramyiâd,29.Mâresfend ve30. Anîrân idi.
Ek günlerin adları ise şöyle idi:
01. Ahnûd,02. Aşnûd,03. Esfendermez,04. Vahşet ve05. Heşûneş.
Gregoryen takvimden 500 yıl kadar önce düzenlenen celâli takvimindeki hata payının 5000 yılda bir gün oluşu, takvimin son derece tutarlı hesaplamalarla oluşturulduğuna işarettir.
DÖRDÜNCÜ TAKVİM SİSTEMİ: Rumi Takvim
Hicri takvimin yol açtığı mali problemleri gidermek için yapılan çalışmalar yıllarca sürdü. Devletin temel gelir kalemini oluşturan tarım vergisi mevsimden mevsime alınsa da, devletin ödemeleri hicri takvime göre yapılması mali dengeleri bozmaktaydı. Bu nedenle 1677 yılında başdefterdar Hasan Paşa tarafından geliştirilen Rumi Takvim, 1840 yılından itibaren resmen kullanılmaya başlandı.
Rumi takvim, Hicri takvimin yol açtığı mali problemleri gidermenin yanı sıra Avrupa ile uyum sağlayabilmek amacını da güdüyordu. Ay yılı ile güneş yılı arasındaki 11 günlük farkın giderilmesi amacıyla 33 yılda bir takvim 1 yıl ilerletildi.
Rumi takvimin yılbaşı, bütçe uygulamasının başlatıldığı tarih olan 1 Mart olarak kabul edildi. 1917 senesinde bu tarih 1 Ocak'a çekildi ve takvim 13 gün eklenerek Miladi takvimle eşitlenmiş oldu.
Rumi takvimde ay adları;
01. Mart,02. Nisan,03. Mayıs,04. Haziran,05. Temmuz,06. Ağustos,07. Eylül,08. Teşrinievvel,09. Teşrinisani,10. Kânunuevvel,11. Kânunusani ve12. Şubat şeklinde oldu.
1945 yılında yapılan bir düzenlemeyle Arapça kökenli ay adları da Türkçeleştirilerek bugünkü hâllerini aldı.
SON TAKVİM SİSTEMİ: Miladi Takvim
Osmanlı Devleti'nin Avrupa'yla ticari ilişkilerinin artması ancak kullanılan takvimlerin farklılığı, sadece devlet bütçesini değil mali işlerde de problemlerin yaşanmasına sebep oluyordu. Bu problemin çözümü için Rumi takvimde yapılan değişiklikler de çözüm olmamıştı. Bunu çözümlemek için Türkiye Cumhuriyeti 26 Aralık 1925 tarihinde, 698 sayılı Takvimde tarih mebdeinin tebdili hakkında kanun'u uygulamaya sokarak miladi takvimi resmî takvim olarak kabul etti.
Miladi takvimin kökeni Mısırlıların güneş takvimine kadar uzanır. MÖ 46 yılında Jül Sezar, İskenderiyeli astronom Sosigenes'e yeni bir takvim için görev verdi. Sosigenes de Mısır takviminden hareketle Jülyen takvimi oluşturdu. Bu takvim dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresini esas almaktadır.
Bir dönüş bir yıla karşılık gelmekte ve bir yıl da 365 gün 6 saat olarak kabul edilmektedir. Takvimin dışında tutulan 6 saatlik bölümlerin oluşturacağı kayıp, 4 yılda bir, son aya bir gün eklenmesi yoluyla giderilmekteydi.
Takvimdeki 12 ayın isimleri ve gün sayıları başlangıçta şu şekilde idi:
01. Martius (31),02. Aprilis (30),03. Maius (31),04. Iuno (30),05. Quintilis (31),06. Sextilis (30),07. Septembris (31),08. Octobris (30),09. Novembris (31),10. Decembris (30),11. Ianuarius (31),12. Februarius (29).
Daha sonra Jül Sezar, quintilis ayına July adını verildi. İmparator Augustus döneminde de sextilis ayının adı Agustus olarak değiştirildi ve februarius ayından bir gün bu aya eklendi.
Jülyen takvimine göre bir yıl 365 gün 6 saat olarak hesaplansa da aslında bu süre 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyedir. İki süre arasındaki yaklaşık 11 dakikalık bu fark, Papa XIII. Gregorius zamanında kuzey yarımkürede ilkbahar ekinoksunun 10 günlük bir sapmayla gerçekleşmesine sebep oldu. Paskalya yortusunun doğru tarihte kutlanmasını isteyen Papa, söz konusu hatanın giderilmesi için çalışmaları başlatır. 4 Ekim 1582 itibarıyla mevcut takvim 10 gün ilerletilerek sorun çözüldü. Ayrıca bahsi geçen 11 dakikalık farkın ileride yol açacağı sapmaların önüne geçebilmek adına, artık yıl uygulaması 100'e bölünebilen yıllara mahsus olmak üzere durduruldu. 400'e bölünebilen yıllarda ise uygulamaya devam edildi.
Miladi takvimin yılbaşı olarak 1 Ocak günü belirlendi.
DİPNOTLAR
[1] Orhon yazıtları, MS 689 ile 735 yılları arasında dikildi. Yazıtları bilim dünyasına ilk defa 1732 yılında Philipp Johann von Strahlenberg tanıtmıştır (von Strahlenberg,1734). Orhon yazıtlarından olan Bilge Kağan Yazıtı'nın, güney yüzü, 10. satırının yaklaşık tercümesi şöyledir:
"Bunça kazganıp kaŋım kağan ıt yıl onunç ay altı otuzka uça bardı lagzin yıl bişinç ay yiti otuzka yoğ ertürtüm. (Bu kadar kazanıp babam Kağan, köpek yılının onuncu ayının yirmi altıncı gününde vefat etti. Domuz yılının beşinci ayının yirmi yedisinde cenaze törenini tamamladım.)" (Parlak,6 Şubat 2022)
[2] Kislev İbrani takvimine göre resmi yılın üçüncü ayıdır (yıl 1 Tişri'de başlar) ve dini yılın dokuzuncu ayıdır (dini yıl 1 Nisan'da başlar).
Diğer yazılar
---
KAYNAKÇA
Demirelma, B. (2021).
Geleneksel Türk halk bayramları üzerine bir araştırma (Tez no. 698141), [Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi].
Kaçalin, M.S. (2007).
Orhon yazıtları, c: 33, sf: 390-393, İstanbul: TDV İslâm Ansiklopedisi.
Parlak, Y. (6 Şubat 2022).
son erişim tarihi: 25 Aralık 2025.
vikipedia.com (22 Kasım 2025).
son erişim tarihi: 25 Aralık 2025.
von Strahlenberg, P.J. (1734).
An histori-geographical description of the North and Eastern part of Europe and Asia, Londra: W. Inny and R. Mandys.


