İKİNCİ YAYIMA ÖNSÖZ
Adalar Denizi Kılavuzu'nun birinci basımı yayımlandığı zaman, kitabın daha çok tarihsel öneminin olacağı ve yaygın bir ilgi çekmeyeceği düşüncesiyle, baskı adedi çok sınırlı olarak tutulmuştu. Ancak kitap tahminimin dışında bir hızla tükendi. Bunun üzerine Denizler Kitabevi'nin sahibi Turgay Erol kaptanın ısrarı üzerine, gözden geçirerek ve bazı eklemeler yaparak yeniden yayımlama işine giriştik.İlk yayımdan bu yana geçen dönem içinde Osmanlıcayı biraz daha iyi öğrenmiş olduğumu sandığım için, ikinci yayımda, gerek hatalı okumadan kaynaklanan gerek yazımda yapılmış olsun, dil hatalarını öncelikle düzeltmeye çalıştık. Yazım kurallarında esas olarak Nijat Özön'ün kılavuzunu kullandım. Türkçeye geçmiş ve yerleşmiş olduklarını düşündüğüm Osmanlıca sözcükleri yeni Türkçe yazımları ile düzelttim; diğerlerini ise eski yazımları ile bıraktım. Ahmet Rasim'in çok miktarda kullanmaya meraklı olduğu çeşitli noktalama işaretlerini de bir dereceye ayıkladım ya da basitleştirdim. Çok uzun cümleleri de, yapılarını bozmadan kısalttım.Ahmet Rasim'den sonra, Ege kıyılarımız hakkında Türkçe bazı kılavuzlar yayımlanmış olsa da bunların arasında en zengin içerikli olanı kaleme almış olan yazar, değerli denizciliğimiz Sadun Boro'dur. Onun Adalar Denizi Kılavuzu'nun ilk yayımına getirdiği en önemli eleştiri, kılavuzlda içerilen yerlerin günümüdeki adlarının bulunmaması idi. Bu konuda ısrar edince, söz konusu adları Seyir, Hidrografi ve Oșinografi Dairesi'nin haritalarından ve kendisinin kılavuzdan tetkik ederek, metinde ilk geçişleri yerde vermeye çalıştım. Bu eklemenin yalnızca yerlerin tanınması açısından değil, aynı zamanda söz konusu adların Piri Reis döneminden günümüze kadar nasıl değiştiğinin bilinmesi açısından da yararlı olacağını sanıyorum.Adalar Denizi Kılavuzu'nda günümüzde kıyı seyri için çok önemli ve hâlâ geçerli olan bilgiler bulunmaktadır. Doğal öğelerin görünüşü ve demir yerleri, rüzgarlar ve akıntılar gibi bilgilere ek olarak, sığlık ve kayalık gibi tehlikelerden kurtulmak için verilmiş olan seyir kerterizleri ve transitler çok değerlidir. Kerte cisinden verilmiş olan bu değerleri, bugün de yararlı olabiplmeleri için dereceye dönüştürerek ekledim. Ancak, bu kerterizler, bazan ufak ama önemli hatalar gösterdiğinden, yalnızca yol gösterici olarak düşünülmeli ve behemehal haritalar üzerinden incelemeler yapılarak kullanılmalıdır. Hem yeni yer adları hem de derece türünden olan kerterizler, metin içinde benim yaptığım diğer ekler gibi italik harflerle verilmiştir.Kılavuzun günümüzde de kullanılabilirliğini bir derece artırmak amacıyla, "Münderecat" bölümüne italik harflerle yeni yer adlarını da ekledim.Kitap yazarı Ahmet Rasim, adaşı gazeteci yazar Ahmet Rasim kadar tanınmamakta ve onunla ile sık sık karıştırılmaktadır. Bu sorunun bir nebze gidermek üzere kendisinin yaşam öyküsünü, “1. Uluslararası Piri Reis Sempozyumu"na sunduğum bildiriden kısaltarak aktarmayı yararlı görüyorum.Ondokuzuncu yüzyılın sonunda yetişip de yirminci yüzyılın başında Osmanlı bahriyesinde çeşitli görevlerde bulunan subaylardan bir çoğu, bu birikimlerini Cumhuriyet bahriyesine de aktarma olanağı bulmuşlardır. Bunların arasında Ahmet Rasim Barkınay, Amiral Fahri Çoker'in deyişiyle "bahriyede ilmi haritacılığın kurucularından" olup, hiç şüphesiz en etkilisi ve önde gelenidir.Besim Cudi oğlu, Çemberlitaşlı Ahmet Rasim, 4 Ağustos 1881, Perşembe günü, Yenişehir'de doğdu. Mekteb-i Fünûn-u Bahriye-i Şâhane'den 28 Ocak 1903 tarihinde Mülâzım-ı sânî (Teğmen) rütbesiyle mezun olduğunda sınıfının birincisi idi. Selimiye firkateyni ve Heybetnüma korvetinde geçen iki yıllık mühendislik eğitiminden sonra 1905'de Mülâzım-ı evvel (Üsteğmen) rütbesine yükseltildi. Önce Fethiye uskurlu kalyonunda daha sonra İdare-i Mahsusa'da görevlendirildi.Ahmet Rasim'in yazı yazmaya yatkınlığının ve özellikle de, denizbilimi ile olan ilgisinin bu dönemde yerleşmeye başladığı anlaşılıyor. "İngilizce tekellüm, tahrir (konuşur, yazar) ve tercüme eder" olduğundan bazı denizcilik kitaplarını dilimize çevirdi. 1906 yılında Heybetnüma kalyonunda, Sivastopol akvaryumunun müdürü Zernov ile birlikte Karadeniz'de Midye (Kıyıköy)'den Kızılırmak ağzına kadar olan kıyı açıklarında deniz hayvanları hakkında araştırmada bulundu. Bu göreve verilmesinde herhalde "biraz Rusça'ya vukufu" olmasının da etkisi vardır.1911 yılının Mart ayından başlayarak kısa bir süre Rusya'da Petersburg'daki Bahriye Nezareti harita şubesinde mesaha eğitimi gördü. 27 Nisan 1911'de yüzbaşılığa yükselen ve o dönemde yeni kurulmuş olan Erkân-1 Harbiye-i Bahriye Harita şubesinde çalışmaya başlayan Ahmet Rasim'in haritacılığa olan ilgisi ve yeteneği artık belirginleşmeye başladı. 1914 yılının başlarında, Kızıldeniz'de Kamaran adaları mesahasında, İngiliz haritacı binbaşı Arthur Truscott ile birlikte Beyrut mesaha gemisinde kaldığı süre, hiç şüphesiz, haritacılık deneyiminin gelişmesinde belirgin etkisi olan önemli bir dönem olmuştur.1915 yılında Kıdemli Yüzbaşı olduktan sonra Erkan-ı Bahriye-i Umumiye harita şubesinde çalışırken Zuhaf mesaha gemisinin ikinci süvariliğine atandı. Hidrografi ile ilgili ilk eserini de bu dönemde hazırladı ve Risâle-yi Mevküte-yi Bahriye'de yayımladı. 1917 yılıyla başlayan dönem onun denizbilimindeki deneyiminin bir başka aşamasını oluşturur. Berlin Üniversitesi denizbilimcilerinden Dr. Alfred Mertes ile birlikte İstanbul Boğazı'nın akıntılarının belirlenmesinde çalıştı. Bu çalışma sırasında edindiği mesaha bilgileri daha sonra ayrıntılı olarak kaleme döktü.Korvet Kapudanı (Binbaşı) rütbesine yükseldikten sonra Berk-i satvet, Aydınreis ve Sakız gemilerinde süvarilik yaptı. 1925 yılında Ankara'da Erkân-ı Harbiye-i Bahriye Harekât Dairesi başkanlığına getirildi. Bu görevi sırasında Türkiye kıyı kılavuzlarını kaleme almaya başladı. Firkateyn kapudanı (Kaymakam, Yarbay) rütbesi ile aynı göreve devam ederken, öte yandan da en önemli eserleri olan kıyı kılavuzlarının yazımını tamamlamaktaydı.Kısa ömürlü olmuş olan Bahriye Vekâleti'nin 1928 yılında talihsiz bir biçimde kapatıldığı dönemde yapılan değişikliklerden biri de Harita Umum Müdürlüğü'nde hidrografi şubesinin kurulmasıdır. Engin haritacılık tecrübesine dayanılarak, Ahmet Rasim bu şubenin müdürü olarak atandı.Şubeye tahsis edilmemiş olan Galata gemisi ile birçok mesaha çalışması yaptı; özellikle de, uyum içinde uzun süre birarada çalışma olanağı bulan bir subay grubu ile birlikte daha sonraları Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi'nin temelini oluşturacak çalışmalarda bulundu.Ahmet Rasim, 1931 tarihinde Miralay (Albay) rütbesine yüklendikten sonra 1937'de emekli olana kadar aynı görevi sürdürdü. Emekliliğinde 1941 yılında bir dönem Genelkurmay Başkanlığı emrinde danışman olarak, 1947 yılında ise İzmit Ana Üssünde Harita Revizyoneri olarak çalıştı.Ahmet Rasim'in hidrografi şubesindeki ilk çabaları, hidrografi camiasında çeşitli şekillerde birikmiş olan deneyim ve bilgileri derleyerek yazıya dökmek olmuştur. Hidrografi şubesi tarafından yayımlanan ilk eseri yakın işbirliği içinde çalıştığı Binbaşı Muammer ile beraber hazırladıkları Bilumum Harita İnkişafları: Deniz Haritaları ve Mikyaslar başlıklı teknik kitaptır. Meslek konularının ele alındığı ikinci eseri ise Mesaha-i Bahriye İcmali ve İstanbul Boğazı Akıntılarının Tetkiki başlıklı kitaptır.Doğrudan Ahmet Rasim'in adını taşımadan beraber, hiç şüphesiz onun temel katkısı ile hidrografi şubesi subayları tarafından topluca yazılmış olan Türkiye Hidrografi Şubesi Tarihçesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında duyulan özgüven ve heyecanın dile getirildiği çarpıcı bir belgedir. Kitabın "Denizci Neslimize Bir İki Söz" başlıklı girişinde şu ifadeleri okuyoruz:
Türkün medeniyet yolunda eski bir yolcu olduğuna, 1483 senesinde Pîrî Reis'in, Marmara, Adalar Denizi ve Akdeniz sahillerine şamil vücuda getirdiği rehber-i deryaları bile başlı başına birer canlı misal olduğu, ve hemen hemen bu çığırdaki mesaide en büyük kıdemi haiz olan İngilizlerle muasırlığımızın, milli mefharet namına tizkāra seza (anmaya değer) bulunduğu, beyandan azâdedir.
Bu kitap, hiç kuşkusuz Türk deniz haritacılığının tarihi konusunda yazılmış olan en önemli kaynaktır.Ahmet Rasim, 1925 yılında ülkemizde kıyı coğrafyacılığına ilişkin olarak gözlemlediği durumu şöyle anlatıyor:
Sevahilimize ait bahrî haritalarımız ile sahillerimiz hakkında malûmat-ı coğrafiye ve tab'iyeyi natık rehber-i deryalarımız hassaten Rusların ve bi-l-istinsah (kopya ile) İngilizlerin mahsûl-u irfanıdır. ... Hali hazıra nazaran Hopa'dan İskenderun'a kadar şamil bir coğrafya-yı sahilinin adem-i mevcudiyeti (yokluğu) ise irfan-ı memleket nâmina hesabımıza geçirilmeğe lâyık mühim bir näkisedir (eksikliktir).
Bu düşünceden hareketle, sözünü ettiği eksikliği gidermek üzere dört ciltten oluşan bir kıyı kılavuzunu kaleme almıştır. Bunların birincisi olan Karadeniz Sevahili'nin ilk bölümleri Karadeniz'in "ahval-i tab'iyesi" yani rüzgârları, sisleri, gelgitleri ve akıntıları hakkında bilgi içermektedir. Daha sonra Hopa'dan Bulgaristan'daki Ahtapolu'ya kadar kıyı boyunca yer alan liman ve sığınakların konumları, demir yerleri, ayırıcı nişanları, fenerleri, tarihi ve çeşitli kurumları açıklanmaktadır.Dizinin ikinci cildi olan Akdeniz Kılavuzu, haritalarda görülebileceklerden fazla bir bilgi içermemekle kalmayıp, sıkıntılı bir ruh halini yasıtan yavan bir dille yazılmıştır. Buna karşılık, üçüncü cilt olan ve şu anda okumakta olduğunuz Adalar Denizi Kılavuzu, kıyı ve seyir bilgilerinin dışında tarihi yorumlar, Sakız ganbotunda süvari iken edindiği zengin kişisel deneyimler, çeşitli fikralar ile arkeoloji ve av meraknı yansıtan bölümler ile doludur.Ahmet Rasim'in kıyı kılavuzlarının sonuncusu olan Marmara Denizi Kılavuzu, önceki kılavuzlardaki türden kıyı bilgilerine girmeden önce bulutların şekilleri ve kanıtları, ay ve yıldızlardan hava tahmini, sis, deniz haritalarındaki kısaltmalar, şamandıralar ve leş konumları hakkında bilgi içermektedir.Ahmet Rasim, kılavuzlarının hemen hepsinde, Admiralti haritalarındaki yer isimlerinin İngilizler tarafından yanlış yazılmış olmasından yakınmaktadır. O kadar ki, en sonunda dayanamayarak, Karadeniz'de Hopa'dan Akdeniz'de Payas'a kadar, bu gibi 996 yanlışlığı Denizcilere Faydalı Bilgiler başlıklı kitabında derlenmiştir.Ahmet Rasim'in bu kılavuzları hakkındaki son kişisel yorumu şöyledir:
Yirmibeş seneyi mütecaviz bir zamandan beri hiçbir nüshasının tab'ı bahriyemize nasip olmayan ve bahriyûnumuzun en ziyade muhtaç olduğu anasır-ı seyrüseferiden bulunan bu gibi anâsırın alâkadarânca hırzıcân (canı gibi saklama) edilecileğine mutmain (içi rahat) olarak, bu eserleri, meslekdaşlarımızım nazargâh-ı mütealalarına takdim eylerim.
Kıyı kılavuzlarının dışında, onun engin denizcilik deneyimi ve kültürü ile meydana getirdiği çok sayıda kitap ve makalesi daha vardır. Bunların arasında genel denizcilik ve seyir hakkında teknik bilgisinin aktarıldığı Seyr-i Sefain Notları, çeşitli denizcilik tarihi konularını işlediği Denize Ait Târihî Makalât ve son eserlerinden biri olarak kaleme alınan Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden Türkçeye Ufak Gemicilik Lügati adlı kitapları özellikle dikkate değer. Kendisinin tüm eserlerinin bibliyografik dökümü Piri Reis Sempozyumu'na sunduğum bildiride bulunabilir.2002 yılında Yelken Dünyası dergisinde, Ahmet Rasim'i anmak ve amatör denizcilik camiasına tanıtmak üzere bir yazı hazırlamış ve kendisinden şöyle söz etmiştim:
1934 yılında soyadı yasası çıkınca "Barkınay" soyadını almış. Barkın "parlayan" demek, Ahmet Rasim'in de Türkiye kıyı coğrafyacılığının "parlayan ay"ı olduğu hiç kuşku götürmez. Cumhuriyet döneminin başlarında kaleme aldığı dört ciltlik kıyı kılavuzları hâlâ aşılabilmiş değildir. Kitab-ı Bahriye'ye nazire ile ona "Cumhuriyet'in Pîrî Reis'i" unvanını verirsek hiç de abartmış olmayız.
Ümit etmek isterim ki Ahmet Rasim, Adalar Denizi Kılavuzu'nun bu yeni yayımı dolayısıyla eserinin “aläkadarânca hırzıcân edildiğine mutmain” olur.Mustafa PultarSetüstü, Kabataş, Mart 2005
- Kaynaklar -
Boro, Sadun. Vira Demir: Çanakkale'den Antalya'ya Denizciler İçin Rehber İstanbul: Türk Ekonomi Bankası, 2002.Özön, Nijat. Büyük Yazım Kılavuzu, İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 1999.Pultar, Mustafa. “Cumhuriyetin Piri Reisi: Ahmet Rasim”. Yelken Dünyası 214 (2001): 30-33 ve 215 (2001): 86-88.--- "Bahriyede İlmi Haritacılığın Kurucularından Ahmet Rasim Barkinay ve Eserleri". Uluslararası Piri Reis Sempozyumu, 27-29 Eylül 2004, Harbiye, İstanbul. http://www.shodb.gov.tr/pirireis/pirireis/index.htm
(s.7-12)
---------------------------
Ahmet Rasim Barkınay, (1881-1950).
Adalar deniz kılavuzu : Enez'den Marmaris burnuna kadar. (yay. haz.) Mustafa Pultar. İstanbul: Denizler Kitabevi, 2005.
Ahmet Rasim Barkınay, (1881-1950).
Adalar deniz kılavuzu : Enez'den Marmaris burnuna kadar. (yay. haz.) Mustafa Pultar. İstanbul: Denizler Kitabevi, 2005.
288 s.: çzm.; 13.5 x 19.5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN : 975-98677-5-3DDC : 623.89Kaynakça : -Dizin : [Ayvalık] 81-91.[Ayazmend] 92.
Hezarfen : 00438/02292
Arşiv tarihi : 26 Ekim 2026Açıklama : -
