kitap tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2026 Çarşamba

KİTABİYAT: Adalar deniz kılavuzu : Enez'den Marmaris burnuna kadar

  
İKİNCİ YAYIMA ÖNSÖZ
Adalar Denizi Kılavuzu'nun birinci basımı yayımlandığı zaman, kitabın daha çok tarihsel öneminin olacağı ve yaygın bir ilgi çekmeyeceği düşüncesiyle, baskı adedi çok sınırlı olarak tutulmuştu. Ancak kitap tahminimin dışında bir hızla tükendi. Bunun üzerine Denizler Kitabevi'nin sahibi Turgay Erol kaptanın ısrarı üzerine, gözden geçirerek ve bazı eklemeler yaparak yeniden yayımlama işine giriştik.

İlk yayımdan bu yana geçen dönem içinde Osmanlıcayı biraz daha iyi öğrenmiş olduğumu sandığım için, ikinci yayımda, gerek hatalı okumadan kaynaklanan gerek yazımda yapılmış olsun, dil hatalarını öncelikle düzeltmeye çalıştık. Yazım kurallarında esas olarak Nijat Özön'ün kılavuzunu kullandım. Türkçeye geçmiş ve yerleşmiş olduklarını düşündüğüm Osmanlıca sözcükleri yeni Türkçe yazımları ile düzelttim; diğerlerini ise eski yazımları ile bıraktım. Ahmet Rasim'in çok miktarda kullanmaya meraklı olduğu çeşitli noktalama işaretlerini de bir dereceye ayıkladım ya da basitleştirdim. Çok uzun cümleleri de, yapılarını bozmadan kısalttım.

Ahmet Rasim'den sonra, Ege kıyılarımız hakkında Türkçe bazı kılavuzlar yayımlanmış olsa da bunların arasında en zengin içerikli olanı kaleme almış olan yazar, değerli denizciliğimiz Sadun Boro'dur. Onun Adalar Denizi Kılavuzu'nun ilk yayımına getirdiği en önemli eleştiri, kılavuzlda içerilen yerlerin günümüdeki adlarının bulunmaması idi. Bu konuda ısrar edince, söz konusu adları Seyir, Hidrografi ve Oșinografi Dairesi'nin haritalarından ve kendisinin kılavuzdan tetkik ederek, metinde ilk geçişleri yerde vermeye çalıştım. Bu eklemenin yalnızca yerlerin tanınması açısından değil, aynı zamanda söz konusu adların Piri Reis döneminden günümüze kadar nasıl değiştiğinin bilinmesi açısından da yararlı olacağını sanıyorum.

Adalar Denizi Kılavuzu'nda günümüzde kıyı seyri için çok önemli ve hâlâ geçerli olan bilgiler bulunmaktadır. Doğal öğelerin görünüşü ve demir yerleri, rüzgarlar ve akıntılar gibi bilgilere ek olarak, sığlık ve kayalık gibi tehlikelerden kurtulmak için verilmiş olan seyir kerterizleri ve transitler çok değerlidir. Kerte cisinden verilmiş olan bu değerleri, bugün de yararlı olabiplmeleri için dereceye dönüştürerek ekledim. Ancak, bu kerterizler, bazan ufak ama önemli hatalar gösterdiğinden, yalnızca yol gösterici olarak düşünülmeli ve behemehal haritalar üzerinden incelemeler yapılarak kullanılmalıdır. Hem yeni yer adları hem de derece türünden olan kerterizler, metin içinde benim yaptığım diğer ekler gibi italik harflerle verilmiştir.

Kılavuzun günümüzde de kullanılabilirliğini bir derece artırmak amacıyla, "Münderecat" bölümüne italik harflerle yeni yer adlarını da ekledim.

Kitap yazarı Ahmet Rasim, adaşı gazeteci yazar Ahmet Rasim kadar tanınmamakta ve onunla ile sık sık karıştırılmaktadır. Bu sorunun bir nebze gidermek üzere kendisinin yaşam öyküsünü, “1. Uluslararası Piri Reis Sempozyumu"na sunduğum bildiriden kısaltarak aktarmayı yararlı görüyorum.

Ondokuzuncu yüzyılın sonunda yetişip de yirminci yüzyılın başında Osmanlı bahriyesinde çeşitli görevlerde bulunan subaylardan bir çoğu, bu birikimlerini Cumhuriyet bahriyesine de aktarma olanağı bulmuşlardır. Bunların arasında Ahmet Rasim Barkınay, Amiral Fahri Çoker'in deyişiyle "bahriyede ilmi haritacılığın kurucularından" olup, hiç şüphesiz en etkilisi ve önde gelenidir.

Besim Cudi oğlu, Çemberlitaşlı Ahmet Rasim, 4 Ağustos 1881, Perşembe günü, Yenişehir'de doğdu. Mekteb-i Fünûn-u Bahriye-i Şâhane'den 28 Ocak 1903 tarihinde Mülâzım-ı sânî (Teğmen) rütbesiyle mezun olduğunda sınıfının birincisi idi. Selimiye firkateyni ve Heybetnüma korvetinde geçen iki yıllık mühendislik eğitiminden sonra 1905'de Mülâzım-ı evvel (Üsteğmen) rütbesine yükseltildi. Önce Fethiye uskurlu kalyonunda daha sonra İdare-i Mahsusa'da görevlendirildi.

Ahmet Rasim'in yazı yazmaya yatkınlığının ve özellikle de, denizbilimi ile olan ilgisinin bu dönemde yerleşmeye başladığı anlaşılıyor. "İngilizce tekellüm, tahrir (konuşur, yazar) ve tercüme eder" olduğundan bazı denizcilik kitaplarını dilimize çevirdi. 1906 yılında Heybetnüma kalyonunda, Sivastopol akvaryumunun müdürü Zernov ile birlikte Karadeniz'de Midye (Kıyıköy)'den Kızılırmak ağzına kadar olan kıyı açıklarında deniz hayvanları hakkında araştırmada bulundu. Bu göreve verilmesinde herhalde "biraz Rusça'ya vukufu" olmasının da etkisi vardır.

1911 yılının Mart ayından başlayarak kısa bir süre Rusya'da Petersburg'daki Bahriye Nezareti harita şubesinde mesaha eğitimi gördü. 27 Nisan 1911'de yüzbaşılığa yükselen ve o dönemde yeni kurulmuş olan Erkân-1 Harbiye-i Bahriye Harita şubesinde çalışmaya başlayan Ahmet Rasim'in haritacılığa olan ilgisi ve yeteneği artık belirginleşmeye başladı. 1914 yılının başlarında, Kızıldeniz'de Kamaran adaları mesahasında, İngiliz haritacı binbaşı Arthur Truscott ile birlikte Beyrut mesaha gemisinde kaldığı süre, hiç şüphesiz, haritacılık deneyiminin gelişmesinde belirgin etkisi olan önemli bir dönem olmuştur.

1915 yılında Kıdemli Yüzbaşı olduktan sonra Erkan-ı Bahriye-i Umumiye harita şubesinde çalışırken Zuhaf mesaha gemisinin ikinci süvariliğine atandı. Hidrografi ile ilgili ilk eserini de bu dönemde hazırladı ve Risâle-yi Mevküte-yi Bahriye'de yayımladı. 1917 yılıyla başlayan dönem onun denizbilimindeki deneyiminin bir başka aşamasını oluşturur. Berlin Üniversitesi denizbilimcilerinden Dr. Alfred Mertes ile birlikte İstanbul Boğazı'nın akıntılarının belirlenmesinde çalıştı. Bu çalışma sırasında edindiği mesaha bilgileri daha sonra ayrıntılı olarak kaleme döktü.

Korvet Kapudanı (Binbaşı) rütbesine yükseldikten sonra Berk-i satvet, Aydınreis ve Sakız gemilerinde süvarilik yaptı. 1925 yılında Ankara'da Erkân-ı Harbiye-i Bahriye Harekât Dairesi başkanlığına getirildi. Bu görevi sırasında Türkiye kıyı kılavuzlarını kaleme almaya başladı. Firkateyn kapudanı (Kaymakam, Yarbay) rütbesi ile aynı göreve devam ederken, öte yandan da en önemli eserleri olan kıyı kılavuzlarının yazımını tamamlamaktaydı.

Kısa ömürlü olmuş olan Bahriye Vekâleti'nin 1928 yılında talihsiz bir biçimde kapatıldığı dönemde yapılan değişikliklerden biri de Harita Umum Müdürlüğü'nde hidrografi şubesinin kurulmasıdır. Engin haritacılık tecrübesine dayanılarak, Ahmet Rasim bu şubenin müdürü olarak atandı.Şubeye tahsis edilmemiş olan Galata gemisi ile birçok mesaha çalışması yaptı; özellikle de, uyum içinde uzun süre birarada çalışma olanağı bulan bir subay grubu ile birlikte daha sonraları Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi'nin temelini oluşturacak çalışmalarda bulundu.

Ahmet Rasim, 1931 tarihinde Miralay (Albay) rütbesine yüklendikten sonra 1937'de emekli olana kadar aynı görevi sürdürdü. Emekliliğinde 1941 yılında bir dönem Genelkurmay Başkanlığı emrinde danışman olarak, 1947 yılında ise İzmit Ana Üssünde Harita Revizyoneri olarak çalıştı.

Ahmet Rasim'in hidrografi şubesindeki ilk çabaları, hidrografi camiasında çeşitli şekillerde birikmiş olan deneyim ve bilgileri derleyerek yazıya dökmek olmuştur. Hidrografi şubesi tarafından yayımlanan ilk eseri yakın işbirliği içinde çalıştığı Binbaşı Muammer ile beraber hazırladıkları Bilumum Harita İnkişafları: Deniz Haritaları ve Mikyaslar başlıklı teknik kitaptır. Meslek konularının ele alındığı ikinci eseri ise Mesaha-i Bahriye İcmali ve İstanbul Boğazı Akıntılarının Tetkiki başlıklı kitaptır.

Doğrudan Ahmet Rasim'in adını taşımadan beraber, hiç şüphesiz onun temel katkısı ile hidrografi şubesi subayları tarafından topluca yazılmış olan Türkiye Hidrografi Şubesi Tarihçesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında duyulan özgüven ve heyecanın dile getirildiği çarpıcı bir belgedir. Kitabın "Denizci Neslimize Bir İki Söz" başlıklı girişinde şu ifadeleri okuyoruz:
Türkün medeniyet yolunda eski bir yolcu olduğuna, 1483 senesinde Pîrî Reis'in, Marmara, Adalar Denizi ve Akdeniz sahillerine şamil vücuda getirdiği rehber-i deryaları bile başlı başına birer canlı misal olduğu, ve hemen hemen bu çığırdaki mesaide en büyük kıdemi haiz olan İngilizlerle muasırlığımızın, milli mefharet namına tizkāra seza (anmaya değer) bulunduğu, beyandan azâdedir.

Bu kitap, hiç kuşkusuz Türk deniz haritacılığının tarihi konusunda yazılmış olan en önemli kaynaktır.

Ahmet Rasim, 1925 yılında ülkemizde kıyı coğrafyacılığına ilişkin olarak gözlemlediği durumu şöyle anlatıyor:
Sevahilimize ait bahrî haritalarımız ile sahillerimiz hakkında malûmat-ı coğrafiye ve tab'iyeyi natık rehber-i deryalarımız hassaten Rusların ve bi-l-istinsah (kopya ile) İngilizlerin mahsûl-u irfanıdır. ... Hali hazıra nazaran Hopa'dan İskenderun'a kadar şamil bir coğrafya-yı sahilinin adem-i mevcudiyeti (yokluğu) ise irfan-ı memleket nâmina hesabımıza geçirilmeğe lâyık mühim bir näkisedir (eksikliktir).

Bu düşünceden hareketle, sözünü ettiği eksikliği gidermek üzere dört ciltten oluşan bir kıyı kılavuzunu kaleme almıştır. Bunların birincisi olan Karadeniz Sevahili'nin ilk bölümleri Karadeniz'in "ahval-i tab'iyesi" yani rüzgârları, sisleri, gelgitleri ve akıntıları hakkında bilgi içermektedir. Daha sonra Hopa'dan Bulgaristan'daki Ahtapolu'ya kadar kıyı boyunca yer alan liman ve sığınakların konumları, demir yerleri, ayırıcı nişanları, fenerleri, tarihi ve çeşitli kurumları açıklanmaktadır.

Dizinin ikinci cildi olan Akdeniz Kılavuzu, haritalarda görülebileceklerden fazla bir bilgi içermemekle kalmayıp, sıkıntılı bir ruh halini yasıtan yavan bir dille yazılmıştır. Buna karşılık, üçüncü cilt olan ve şu anda okumakta olduğunuz Adalar Denizi Kılavuzu, kıyı ve seyir bilgilerinin dışında tarihi yorumlar, Sakız ganbotunda süvari iken edindiği zengin kişisel deneyimler, çeşitli fikralar ile arkeoloji ve av meraknı yansıtan bölümler ile doludur.

Ahmet Rasim'in kıyı kılavuzlarının sonuncusu olan Marmara Denizi Kılavuzu, önceki kılavuzlardaki türden kıyı bilgilerine girmeden önce bulutların şekilleri ve kanıtları, ay ve yıldızlardan hava tahmini, sis, deniz haritalarındaki kısaltmalar, şamandıralar ve leş konumları hakkında bilgi içermektedir.

Ahmet Rasim, kılavuzlarının hemen hepsinde, Admiralti haritalarındaki yer isimlerinin İngilizler tarafından yanlış yazılmış olmasından yakınmaktadır. O kadar ki, en sonunda dayanamayarak, Karadeniz'de Hopa'dan Akdeniz'de Payas'a kadar, bu gibi 996 yanlışlığı Denizcilere Faydalı Bilgiler başlıklı kitabında derlenmiştir.

Ahmet Rasim'in bu kılavuzları hakkındaki son kişisel yorumu şöyledir:
Yirmibeş seneyi mütecaviz bir zamandan beri hiçbir nüshasının tab'ı bahriyemize nasip olmayan ve bahriyûnumuzun en ziyade muhtaç olduğu anasır-ı seyrüseferiden bulunan bu gibi anâsırın alâkadarânca hırzıcân (canı gibi saklama) edilecileğine mutmain (içi rahat) olarak, bu eserleri, meslekdaşlarımızım nazargâh-ı mütealalarına takdim eylerim.

Kıyı kılavuzlarının dışında, onun engin denizcilik deneyimi ve kültürü ile meydana getirdiği çok sayıda kitap ve makalesi daha vardır. Bunların arasında genel denizcilik ve seyir hakkında teknik bilgisinin aktarıldığı Seyr-i Sefain Notları, çeşitli denizcilik tarihi konularını işlediği Denize Ait Târihî Makalât ve son eserlerinden biri olarak kaleme alınan Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden Türkçeye Ufak Gemicilik Lügati adlı kitapları özellikle dikkate değer. Kendisinin tüm eserlerinin bibliyografik dökümü Piri Reis Sempozyumu'na sunduğum bildiride bulunabilir.

2002 yılında Yelken Dünyası dergisinde, Ahmet Rasim'i anmak ve amatör denizcilik camiasına tanıtmak üzere bir yazı hazırlamış ve kendisinden şöyle söz etmiştim:
1934 yılında soyadı yasası çıkınca "Barkınay" soyadını almış. Barkın "parlayan" demek, Ahmet Rasim'in de Türkiye kıyı coğrafyacılığının "parlayan ay"ı olduğu hiç kuşku götürmez. Cumhuriyet döneminin başlarında kaleme aldığı dört ciltlik kıyı kılavuzları hâlâ aşılabilmiş değildir. Kitab-ı Bahriye'ye nazire ile ona "Cumhuriyet'in Pîrî Reis'i" unvanını verirsek hiç de abartmış olmayız.

Ümit etmek isterim ki Ahmet Rasim, Adalar Denizi Kılavuzu'nun bu yeni yayımı dolayısıyla eserinin “aläkadarânca hırzıcân edildiğine mutmain” olur.

Mustafa Pultar
Setüstü, Kabataş, Mart 2005

- Kaynaklar -
Boro, Sadun. Vira Demir: Çanakkale'den Antalya'ya Denizciler İçin Rehber İstanbul: Türk Ekonomi Bankası, 2002.

Özön, Nijat. Büyük Yazım Kılavuzu, İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 1999.

Pultar, Mustafa. “Cumhuriyetin Piri Reisi: Ahmet Rasim”. Yelken Dünyası 214 (2001): 30-33 ve 215 (2001): 86-88.

--- "Bahriyede İlmi Haritacılığın Kurucularından Ahmet Rasim Barkinay ve Eserleri". Uluslararası Piri Reis Sempozyumu, 27-29 Eylül 2004, Harbiye, İstanbul. http://www.shodb.gov.tr/pirireis/pirireis/index.htm
(s.7-12)
---------------------------
Ahmet Rasim Barkınay, (1881-1950).
Adalar deniz kılavuzu 
: Enez'den Marmaris burnuna kadar. (yay. haz.) Mustafa Pultar. İstanbul: Denizler Kitabevi, 2005.
288 s.: çzm.; 13.5 x 19.5 cm.; Metin Türkçe.

ISBN           : 975-98677-5-3
DDC            : 623.89
Kaynakça   : -
Dizin           : [Ayvalık] 81-91.
                        [Ayazmend] 92.

Hezarfen    : 00438/02292

Arşiv tarihi : 26 Ekim 2026
Açıklama    : -


2 Eylül 2026 Çarşamba

KİTABİYAT: elibittibile


“Eli bitti bile!” diye haykırdı o sırada Gülten’in arkasında bulunan kızı. “Geçmiş olsun hanımlar, beyler.” “Bu söylediğinize “palindrom” derler. Bilir misiniz?” dedi Nuri Bey. “Antik Yunan’da geri geri koşan zat demekmiş.”

Hayat bazen hem çok kısa hem de çok uzun gelir insana. Bu durum belki de insanoğluna tanınan, bu bir tanecik hayatın nasıl yaşandığıyla ilgilidir. İster kısa ister uzun olsun hayatın döngüsü hep aynıdır. Hayatta mutluluk, neşe, sevgi olduğu kadar keder, üzüntü, nefret de vardır. Gülten Hanım da bu döngüyü yaşayanlardan biri. Hayatının yavaş yavaş sonbaharına gelen Gülten Hanım, yaşamın ona sunduğu ne varsa anlayışla, sabırla kabul etmiş; nice doğumlar, ölümler görmüş, yaşanan acıları metanetle atlatmış bir kadın. Ne istediğini bilen, yaşamaktan korkmayan, yılmayan bir kadın.

Ümit Yalçın Doğan, bir masal anlatıcısı üslubuyla kurguladığı Elibittibile romanında, Gülten Hanım ve ailesinin çok katmanlı hayatının içine adım adım dahil ediyor okuru. Biz de onlarla birlikte üzülüyor, endişeleniyor bazen de keyifleniyoruz. Kimi zaman da hayatın acı- tatlı sürprizleri karşısında şaşırıyoruz. Ailenin mübadele ile geldiği Ayvalık’taki hayatı İstanbul’a uzanıyor. Midilli’den İstanbul’a uzanan bu yolda zamanın, şehirlerin, insanların değişim ve dönüşümüne de şahit oluyoruz. Ve onlarla birlikte zamanın çarkları arasında duygusal bir yolculuğa çıkıyoruz.

(kitabın arka kapağından)

---------------------------
Ümit Yalçın Doğan (1985- ).
Elibittibile. İstanbul: Tohum Yayıncılık, 2023.
173 s.: çzm.; 12.5 x 19.5 cm.; Metin Türkçe.

ISBN : 978-625-8309-62-1
DDC : 813
Kaynakça: -
Dizin : belgenin bir çok yerinde [Ayvalık] geçmektedir.
Hezarfen : 01944/02265

Arşiv tarihi : 31 Ağustos 2026
Açıklama : -

1 Eylül 2026 Salı

KİTABİYAT: Resmo 1922

Eski filozoflar, her kavramın karşıtıyla birlikte var olduğunu yüzyıllar önce keşfetmişlerdi. İyi ile kötünün her insanın içinde birlikte var olduklarını ben de biliyordum. Bu felaket başıma gelmeseydi eğer bugüne kadar hep iyi niyetlerle yaşamış biri olarak, varlığı neredeyse hissedemediğim kadar derinlerde saklı kendi kötülüğümle uzlaşıp o çılgın oyuna asla girişmezdim.

İçinde bulunduğumuz zamanlar da masum sayılmazdı. Anadolu topraklarında bir büyük savaş yaşanmıştı. Mazlum bir ulus Mustafa Kemal önderliğinde küllerinden yeniden doğmuş, saldırgan açgözlü ulusu ağır bir bozguna uğratmıştı. Her iki ulustan binlerce insan mülteci durumuna düşmüş, savaşın acılarından en büyük payı almıştı. İşte bu benim acıklı hikâyem, acımasız bir kaosun hüküm sürdüğü 1922-1923 yıllarında, Girit’in Resmo şehrinde yaşadıklarımı anlatır.

Üçüncü kuşak bir Girit-Resmo mübadili olan Metin Öztürk’ün yıllar süren arşiv çalışmasının bir ürünü olan bu dönemsel kurgu hikâyesi, Resmo’nun ahenkli bir tablosunu ortaya koyarken tarihe farklı bir bakış açısı sunuyor…

(kitabın arka kapağından)
---------------------------
Metin Öztürk (1961- ).
Resmo 1922. Ankara: Perseus Yayınevi, 2022.
263 s.: -; 13.5 x 21.0 cm.; Metin Türkçe.

ISBN : 978-975-8474-09-7
DDC : 813
Kaynakça: -
Dizin : belge [Ayvalık ve Mübadele] içermektedir.
Hezarfen : 01945/02266

Arşiv tarihi : 31 Ağustos 2026
Açıklama : -









16 Ağustos 2026 Pazar

KİTABİYAT: 19. yüzyıldan Cumhuriyet'e Ayvalık'ta üretim ve kent tarihi


ÖNSÖZ
Ayvalık ve çevresi, geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte, Anadolu’nun en dikkat çekici üretim merkezlerinden birini teşkil etmiştir. Zeytincilik ve zeytinyağı üretimi başta olmak üzere sabunculuk, bağcılık, denizcilik, balıkçılık ve çeşitli zanaat kolları, kentin ekonomik hayatını şekillendiren ve bölgesel olduğu kadar da uluslararası ölçekte etkili olan faaliyetler arasında yer almıştır. Bununla birlikte bu üretim dünyasının tarihsel gelişimi, çeşitliliği ve dönüşümü üzerine yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu kitap, Ayvalık’ın söz konusu üretim peyzajını ve ekonomik hayatını tarihsel kaynaklar ışığında yeniden ele alma ihtiyacından doğmuştur.

Çalışma boyunca, başta Osmanlı arşiv belgeleri olmak üzere ticaret yıllıkları, istatistikî veriler, konsolosluk raporları ve döneme ait çeşitli yazılı tanıklıklar bir araya getirilerek, Ayvalık’ın üretim faaliyetleri mümkün olduğunca çok yönlü bir şekilde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu kaynaklar, yalnızca üretim hacmi ve ekonomik göstergeler hakkında niceliksel veriler sunmakla kalmamakta; aynı zamanda kentin üretim altyapısı, ticari ilişkileri ve bölgesel rolü hakkında önemli ipuçları vermektedir. Böylece Ayvalık’ın geçmişte sahip olduğu üretim çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin zaman içindeki dönüşümünü daha açık biçimde görmek mümkün hâle gelmektedir.

Kitapta ele alınan dönem, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak 20. yüzyılın ilk yarısına uzanan ve kentin ekonomik yapısında önemli kırılmaların yaşandığı bir zaman dilimini ağırlıklı olarak kapsamaktadır. Bu süreçte Ayvalık’ta bazı üretim alanlarının sürekliliğini koruduğu, bazılarının ise farklı nedenlerle gerilediği veya tamamen ortadan kalktığı görülmektedir. Buna karşılık özellikle zeytincilik, zeytinyağı üretimi ve sabunculuk gibi alanlarda Cumhuriyet döneminde yeni bir ivmenin ortaya çıktığı ve kentin üretim kimliğinin belirli kulvarlarda daha güçlü bir ihtisaslaşma doğrultusunda şekillendiği anlaşılmaktadır.

Bu çalışma, Ayvalık’ın üretim tarihine dair mevcut bilgileri bir araya getirmeyi ve mümkün olduğunca somut veriler üzerinden yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Aynı zamanda kentin geçmişte sahip olduğu zengin üretim dünyasının izlerinin gerek arşiv belgelerinde gerekse kent mekânında ve yerel hafızada hâlâ takip edilebildiğini göstermeyi hedeflemektedir. Ayvalık’ın tarihsel üretim mirasının daha iyi anlaşılması ve gelecekte yapılacak çalışmalar için yeni sorular ortaya konulması, bu kitabın başlıca amaçları arasında yer almaktadır.

Doç. Dr. Hasan Sercan SAĞLAM
(kitaptan s.14-15)
---
Hasan Sercan Sağlam (1990- ).
19. yüzyıldan Cumhuriyet'e Ayvalık'ta üretim ve kent tarihi. (yay. haz.) Berrin Akın Akbüber. Ayvalık : Ayvalık Belediyesi Yayınları, 2026.
206 s.: tablolar ; 13.5 x 21.0 cm.; Metin Türkçe.

ISBN         : 978-605-73884-6-9
DDC          : 956.1
Kaynakça : 175-185
Dizin          : belge [Ayvalık] ile ilgilidir.
Hezarfen   : 01942/02263

Açıklama    : sn. Hasan Sercan Sağlam'ın bağışıdır.
Geliş Tarihi : 14 Ağustos 2026


5 Ağustos 2026 Çarşamba

KİTABİYAT: Bir Ayvalık masalı

“İyilik sihir gibiydi. İyi bir kalbin, iyi niyetle söylenen bir sözün, bir eylemin evrende nasıl bir yankı bulacağını; hangi yıldızlara dokunup, ne kadar ışık toplayacağını ve yeniden size döndüğünde hayatınızı ne şekilde aydınlatacağını bilemiyordunuz. Henioche da bilemezdi.”

İnandığınız her şeyin kaybolduğu bir hayatta yeniden başlamak için neye ihtiyacınız olur? Otuzlarında ve yapayalnız bir kadın olan Süreyya, terapistinin önerisiyle ufak bir çanta hazırlayıp yola koyulur. Bu yolculukta onu bekleyen cevapların, yıllarca sormaktan kaçındığı sorulara ait olduğunu ise zamanla öğrenecektir.

“Bazı karşılaşmalar geç kalmış değildir tam zamanında olur. Çünkü hayat, en büyük başlangıçları en küçük kazaların içine saklar.

Bir Ayvalık Masalı tam da bunu anlatan harika bir kitap.”

Ayşegül Çiçekoğlu
(kitaptan)

---
Esra Koşu (1992- ).
Bir Ayvalık masalı. İstanbul : Patara Yayınları, 2026.
168 s.: - ; 13.5 x 19.5 cm.; Metin Türkçe.

ISBN         : 978-625-8616-04-0
DDC          : 813
Kaynakça : -.
Dizin          : -
Hezarfen   : 01937-02258

Açıklama    : -
Geliş Tarihi : 2 Ağustos 2026



KİTABİYAT: Zeytinleri kim toplayacak : Ayvalık'ın gerçek tarihi

Patestos Anastasis ve Ali Bir'in ölümsüz hatırasına ithaf olunur.

Çok uzun yıllara yayılan bir çalışmanın ürünü olan bu kitap nihayet bitti. Aslında Ayvalık bitti. Ayvalık'la ilgili elime ne geçiyorsa okumaya, araştırma 40 yıl önce başladım. Türkçe olarak yazılmış her şeyi okuduktan sonra bu defa Yunanca öğrenildi ve becerebildiğim  kadarıyla Yunanca yayınları da okudum. Çok bilgi birikti. Her aşamada her şeyleri yazmaktan vazgeçtim. Yazmaktan vazgeçtiğim konuları çok daha iyi araştıranlar var, onları takdirle karşılıyorum, merakla okuyorum. Bu çalışmada başkalarının yazamayacağı şeyleri yazmaya çalıştım. Ayvalık için bir karşı tarih çalışması benimki. Bir gün bunlardan daha iyi yazanların çıkacağına eminim.

Bu yalnızca bir kişinin eseri değil, bilgi verenler, hataları düzeltenler, edit edenler dahil onlarca insanın emeği var bu çalışmada, herkesin emeğine sağlık.

İşte Ayvalık! Büyük komutanların, papazların, şeyhlerin, politikacıların, patronların, beylerin, ağaların hikayesi değil. İşçilerin, köylülerin, emekçilerin, yoksulların gerçek tarihi!

(kitabın önsözünden)

---
Hasan Cengiz Yazar (19??-)
Zeytinleri kim toplayacak : Ayvalık'ın gerçek tarihi. Ayvalık : [yaz. yay.], 2026.
94 s.: s.b. fotog., çzm.; 18.0 x 14.0 cm.; Metin Türkçe.

ISBN            : -
DDC             : 
Kaynakça    : -
Dizin            : belge Ayvalık ile ilgilidir.
Hezarfen     : 

Açıklama     : sn. Ali Naki Özkan'ın bağışıdır.
Geliş Tarihi : 3 Ağustos 2026

KİTABİYAT: Ayvalık, Ayvalık

Bu kentın de kalbi vardır...

Denize bakan eski taş evlerinde, zeytin dallarının gölgesinde, rüzgârın tuzla karışan sesinde yılların biriktirdiği hafızayı saklar Ayvalık...

Ayvalık'ın "Efsane Başkanı" Ahmet Tüfekçi'nin dizeleri; sevdayı yalnız iki insan arasında değil, toprağa, insana, memlekete ve hatıraya duyulan derin bir bağlılıkta arıyor. Anneye duyulan özlem, aşka teslim olmuş bir gönül, Cumhuriyet'in ışığı, Atatürk'e duyulan saygı ve insanın iyiliğe olan inancı aynı şiirin içinde birbirine yaslanıyor.

H. İbrahim Fırtına'nın derlediği Ayvalık Ayvalık, şiirin kusursuz biçiminden çok, hakiki duygusuna inananların kitabı; denizin mavisini, zeytinin yeşilini ve insanın kalbinde ömür boyu dinmeyen memleket duygusunu aynı sayfada buluşturan bir gönül yolculuğu...

(kitaptan)

---
Ahmet Tüfekçi (1947- ).
Ayvalık, Ayvalık. 

İstanbul : Kırmızı Kedi Yayınevi, 2026.
155 s.: - ; 19.5 x 13.5 cm.; Metin Türkçe.

ISBN        : 978-625-418-541-0
DDC         : 811.42
Kaynakça: -.
Dizin        : -.
Hezarfen : 01935/02256

Açıklama    : -
Geliş Tarihi : 3 Ağustos 2026.

KİTABİYAT: Troas bölgesi antik kentleri ve sikkeleri

YENİ KİTAP:
TROAS BÖLGESİ ANTİK KENTLERİ 
VE SİKKELERİ

Ülkemiz ve bölgemizin kültürel mirasına ve arkeolojik birikimine sağladığı katkılarla tanınan Özkan Arıkantürk, Troas bölgesinin gizli kalmış tarihini gün yüzüne çıkaran kıymetli bir çalışmaya imza attı. Arıkantürk’ün uzun yıllara dayanan koleksiyonerlik deneyimi ve derin tarih bilinciyle hazırladığı ‘Troas Bölgesi Antik kentleri ve sikkeleri’ başlıklı kitabı Ege yayınlarından çıktı. 

Bölgedeki çok sayıda antik kenti ve bu kentlere ait nadir sikkeleri okuyucuyla buluşturan, hem akademik bir referans niteliği taşıyan hem de toplumsal paylaşımı hedefleyen bu kitap, Troas’ın arkeolojik zenginliğine dair merak edilen pek çok soruya yanıt veriyor. Arıkantürk’ün titiz araştırmalarıyla şekillenen bu yayın, özellikle azı kazılabilmiş veya haklarında sınırlı bilgi bulunan antik kentleri odağına alarak yerel tarihe dair önemli bir boşluğu dolduruyor. Koleksiyonundaki parçaların tarihsel süreçlerini, bölgenin sosyo-kültürel dokusuyla harmanlayarak aktaran Arıkantürk, okuyucuyu Troas coğrafyasında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Arkeoloji meraklıları için bir başucu kitabı olma niteliği taşıyan bu çalışma, Ayvalık ve çevresinin antik dünyadaki izlerini sürmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.

Nilgün Kaya

---
Ali Özkan Arıkantürk (1951- ).
Troas bölgesi antik kentleri ve sikkeleri. İstanbul : Ege Yayınları., 2026.
357 s.: rnkl. fotog., çzm, hrt. ; 23.5 x 17.5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-625-6212-70-16
DDC             : 734.4
Kaynakça    : 351-357 ss.
Dizin            : belge [Ayvalık yakın çevresi] hakkındadır.
Hezarfen     : 01941/02262

Açıklama       : sn. Ali Özkan Aırıkantürk'ün bağışıdır.
Geliş Tarihi : 3 Ağustos 2026

hezarfen kütüphanesi web adresi

 

8 Haziran 2026 Pazartesi

KİTABİYAT: Karşı Kıyı'nın kızları

 

Bazı insanlar aynı yerden kalkar, ama bambaşka yönlere savrulur. Bazılarıysa hep aynı kıyıda kalır. Aynı hikâyede. Aynı yarım kalmışlıkta. Mübadele yıllarında başlayan bir aşk... Ayrılan milletler, ama ayrılmayan kalpler. İstanbul’dan Ayvalık’a uzanan bu hikâye; aşkın, ihanetin, kayboluşun ve yeniden buluşmanın izini sürüyor. İnsan bazen kendini ararken, başkasının kaybettiklerini bulur. Rum kızı Sofia ile Türk oğlu Tahsin’in yarım kalan hikâyesi, yüz yıl sonra Sera ile Kerem’in yollarında yeniden yazılır. Melina artık kimsesiz ve kayıp bir kadın değildir. Çünkü bazı hikâyeler unutulmaz, sadece sessizce bekler. Hümeyra Şahin, ilk romanı Karşı Kıyı’nın Kızları’nda bir asırlık suskunluğu, kalbe dokunan bir masalda sunuyor. “Bazı hikâyeler biter. Bazılarıysa sadece tamamlanır.

(kitabın arka kapağından)

---------------------------
Hümeyra Şahin (????- ).

Karşı Kıyı'nın kızları : bir Ayvalık - Sarımsaklı hikâyesi. İstabul: Destek Yayınları, 2026.
228 s.: -; 13.5 x 19.5 cm.; Metin Türkçe.


ISBN           : 978-625-8594-44-7
DDC            : 813

Kaynakça   : -
Dizin           : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen    : 01930/02251

Arşiv tarihi : 8 Haziran 2026
Açıklama    : -

9 Ocak 2024 Salı

KİYABİYAT: ZEYTİN HASADI

Cumhuriyetimizin Yüzüncü Yılında Geçmişten Günümüze Ayvalık'ta Zeytin Hasadı:
29 Ekim 1923 - 29 Ekim 2023

"Ben Ayvalıklıyım" demenin, ne anlama geldiğinin sorulmakta olduğu zamanlardan geçmekteyiz. Ayvalık'ta doğup yerleşmiş olmak Ayvalıklı olmanın birinci kriteri olarak görülmüyor artık. Özellikle son yıllardaki göçlere, çevremizdeki insanlara baktığımızda bu eşiğin, artık belirleyici olmadığını görebiliyoruz.

Ayvalık'ın, emekli kenti olarak görülüyor olmasını da doğru bulmuyorum. Büyük kentlerde emekli olmuşların, yaşamlarını sakin, sessiz, doğayla bütünleşebilecekleri bir sahil kasabasında sürdürmek isteyenlerin tercihlerinde Ayvalık'ın ilk sıralarda yer alması mutluluk vericidir. İlçemize olan bu heyecanlı yönelişte, kültürel olarak nitelikli, donanımlı insanların ağır basıyor olması dikkat çekicidir.

Öteden beri Ayvalık'ta yerleşik olan köklü ailelerin, geleneksel ticari ve tarımsal yaşamlarını sürdürdüklerini görmekteyiz. Bunun yanı sıra, çocuklarına modern eğitimler aldırmakta, onları, büyük bir ileri görüşlülükle çağa, teknolojiye uyumlu bir şekilde yetiştirmek için özverili çabalardan kaçınmamaktadırlar. Bu genç nüfus için de, zeytin ve zeytinyağının gösterişli, albenili yerini koruduğunu görmekteyiz. Artık zeytine, zeytin ürünlerine yön veren yeni anlayışların, arayışların, birkaç dil bilen gıda, işletme ve endüstri mühendisleriyle yapıldığını; bu eğitimli neslin, dünyanın önde gelen üretici firmalarıyla doğrudan bağlantılılar içinde olduklarını görmekte, geliştiklerini sevinçle izlemekteyiz.

Kazdağları'ndan esen poyrazla farklı, Midilli'den esen imbat ile farklı mavilere bürünen bir cennettir Ayvalık. Güneşin doğuşuyla da batışıyla da gökyüzünü sarıp sarmalayan morların, sarıların, kırmızıların, turuncuların hepsi sahici hepsi bambaşkadır. Birbirinden güzel koylarındaki, yamaçlardaki yeşilin bin bir tonu zeytin yapraklarında ipil ipil yanar parıldar, sahicidir hepsi.

Ayvalık'ımızı zeytin-zeytinyağı ve benzersiz güzellikteki doğasıyla tanımlamakla yetinenler elbette ki yanılıyor. Farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan ilçemiz, kendini yeniden yaratan kültürler ortaya çıkarmışlardır. Ayvalık, doğa ve kültür turizmi, yeme-içme çeşitliliği, su altı ve su üstü zenginlikleriyle benzersiz birikimlere sahiptir. Son yıllarda turist sayısındaki devasa artış tesadüf değildir. Konaklama, ağırlama, kültürel doyumlar geliştikçe büyük atılımlar beraberinde geleceği kuşkusuzdur.

Ayvalık zeytin hasat ve turizm festivalinin daha da gelişeceğine, dünyanın sayılı kültürel etkinliklerinin ilk sıralarında seçkin yerini alacağına inancımız tamdır.

Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını coşkuyla kucaklarken, hedeflerimizi daha yukarılara taşımak için halkımızın, milletimizin bir arada; el ele omuz omuza olabilmesi ne kadar değerlidir. Bu yıl, ticaret hayatını geliştirebilmek için çalışan Ayvalık Ticaret Odası'nın da 100'üncü yılıdır.

Cumhuriyetimizin 100'ü bizim de 10'ümüz! Onur duyuyoruz. Gururluyuz, kutlu olsun!

Ayvalık'ımızın kültürel mirasına benzersiz katkı sağlayacağını ümit ettiğimiz bu yayın, yaşamın koşturmacasında zaman ayırıp mutluluğumuza emek veren; hayatımıza çiçeğe dokunur gibi dokunan edebiyatçılarımızın, köklü ailelerimizin, değerli bilim insanlarımızın altmışının yazılarından oluşmaktadır. Katkılarından dolayı teşekkürü borç biliyoruz.

Bugün meyvelerini topladığımız ağaçlarımızın fidelerini toprağı avuçlayarak dikenleri, alın teriyle yeşertenleri, sevgilerini katarak bugünlere taşıyanları özlemle anıyoruz. Emanetlerini besleyip büyüte- cek, çoğaltacak, gelecek kuşaklara armağan edeceğiz. Doğanın tahribatına karşı çıkarak, yaşamın tüm canlarına saygı duyulması gerektiğini unutmadan kültür varlıklarımızın korumanın ve çoğaltabilmenin sözünü veriyoruz.

Halil Genç
Editör

(dergiden alıntıdır: sayfa 5)

---------------------------
Halil Genç (1956- ).
Cumhuriyetimizin Yüzüncü Yılında Geçmişten Günümüze Ayvalık'ta Zeytin Hasadı:
29 Ekim 1923 - 29 Ekim 2023, İstanbul : Parma Kitap, 2023.
128 s.: bzl. rnk.  fotog.; 20.0 x 28.5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-7746-58-0
DDC             : 915.62
Kaynakça    : -
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01650/01909
Geliş Tarihi : 3 Ocak 2024


 


23 Eylül 2023 Cumartesi

KİTABİYAT: Bir kent, bir fotoğraf sanatçısı

Bir kent, bir fotoğraf sanatçısı : "Ayvalık'a Önder Aksoy ile yeniden bakmak"

SUNUŞ
Geçmişimizi her yönüyle öğrenmek ve öğretmek konusunda sorumluluklarımız olduğu ilkesiyle hazırladığımız Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları kapsamındaki yayınlarımızın üçüncüsünü, sizlerle buluşturmanın heyecanını bir kez daha yaşıyoruz.

“Bir Kent, Bir Fotoğraf Sanatçısı: Ayvalık'a Önder Aksoy İle Yeniden Bakmak” başlığını taşıyan bu kitabımız, Ayvalık kent hafızasına "Foto Önder" adıyla yerleşmiş olan fotoğraf sanatçısı Önder Aksoy odaklı bir çalışmayı kapsamaktadır. Yakın zamanda kaybettiğimiz sanatçının bizlere bırakmış olduğu binlerce kare fotoğraf, Ayvalık'ın son altmış yıllık tarihinin en önemli görsel arşivini oluşturmaktadır. Bizler bu arşiv ve- silesi ile Cumhuriyet tarihinin ilk dönemlerinden başlayarak Ayvalık'ın günümüze uzanan fotoğraf seçki- sini sizlere sunabilmeyi ve böylelikle kent arşivimize katkı sağlayacak yeni bir çalışmaya daha imza atmayı istedik. Ömrünü fotoğraf sanatına adamış ve Ayvalık'ı fotoğraf sanatıyla tanıştıran ilk isimlerden biri olan Önder Aksoy'un anısını yaşatacak bir vefa kitabı olması, bu kitabı değerli kılan başka bir unsurdur.

Ömrünün altmış yılını fotoğrafa adamış, Türk fotoğrafçılık tarihine Ayvalıklı fotoğraf sanatçısı olarak adını yazdırmış Önder Ağabey'imizin, anısının yaşayabilmesine bir nebze katkı sağlayabildiğimiz için son derece huzurlu olduğumuzu da belirtmek isterim.

Sanatçının, fotoğraflarına yansıyan Ayvalık sevgisini, ilkelerinden asla taviz vermeyen aydın kimliğini ve sanat hayatı boyunca üretkenliğini göreceğimiz bu kitap, bizi daima onunla bir arada tutacaktır.

Ayvalık kent arşivimizi kitaplaştırmasına yönelik çalışmalarımıza katkı sağlayacak olan bu kitabımızın hazırlanması ve yayına dönüştürülmesi sürecinde bu çalışmayı gerçekleştiren Dr. Berrin Akın Akbüber, Taylan Köken ve Turgut Baygın'a çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca Önder Aksoy'un çok değerli fotoğraf arşivini bu çalışma için bizlerle paylaşan ve kitaba katkılar sunan, hayat arkadaşı Gönül Aksoy'a desteklerinden ve katkılarından dolayı müteşekkiriz. Kitabın sizlerle buluşması sürecinde emeği geçen belediye çalışanlarımıza ve bizleri destekleri ile motive eden değerli halkımıza teşekkür ederim. Ayvalık sevgisinde birleşen herkese keyifli okumalar dilerim.

Mesut ERGİN 
Ayvalık Belediye Başkanı

(kitaptan alıntıdır: sayfa 9)

---------------------------
Berrin Akın Akbüber (1966- ), Taylan Köken (1966- ) ve Turgut Baygın (1978- ).
Bir kent, bir fotoğraf sanatçısı : "Ayvalık'a Önder Aksoy ile yeniden bakmak", Ayvalık : Ayvalık Belediyesi, 2023.
206 s.: s. b.  fotog.; 30,5 x 24,5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-73884-3-8
DDC             : 778.71
Kaynakça    : -
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01631/01889
Geliş Tarihi : 22 Eylül 2023



17 Eylül 2023 Pazar

KİTABİYAT: AYVALIK : Kent Tarihi Çalışmaları

AYVALIK: KENT TARİHİ ÇALIŞMALARI

Baykuş Ege Kültürleri Araştırma Grubu'nun düzenlediği bir etkinlik olan "Ayvalık Kent Tarihi Çalışmaları 1: Ege'nin İki Yakası" temalı Konferans ve Sergi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi'nden bir grup öğretim üyesi ve Ayvalık Belediyesi'nin desteği ile 28-30 Ekim 2004 tarihleri arasında, Ayvalık'ta düzenlenmiştir. Konferansın düzenlenmesinden 19 yıl sonra yayımlanan bu kitap, etkinlikte sunulan bildirilerle gerçekleştirilen çalıştayların çıktılarını beş bölümde toplamayı amaçlamaktadır: 1. Ayvalık Kent Tarihi ve Mübadele; 2. Ayvalık'ta Kentsel Doku; 3. Ayvalık'ta Mekânsal Değişim ve Dönüşüm; 4. Ayvalık'ta Anıt ve Konut Mimarisi; 5. Atölyeler.

Bugün, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 2017 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne Ayvalık Endüstriyel Peyzajı başlığı ile dâhil edilen Ayvalık ile ilgili yazılmış en kapsamlı bilim- sel çalışma olan bu kitabı yayımlama sorumluluğunu üstlendi. Geç de olsa hiç eskimediğini düşündüğümüz bu kitabı, kaybettiğimiz değerli meslektaşlarımız sevgili Dimitri PSARROS (1939-2008), Emre MADRAN (1944-2013), Ahmet YORULMAZ (1932-2014) ve Atilla YÜCEL (1942-2018) ile birlikte 1923 Lozan Mübadele Sözleşmesi'ne tanık olan bu coğrafyanın insanlarına armağan olarak sunuyoruz. 

---------------------------
(Ed.) Neriman Şahin Güçhan (1964- ).
AYVALIK : Kent Tarihi Çalışmaları. Balıkesir: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 2023.
324 s.: tbl., bzlr. renk. fotog., grf., hrt., çzm,. pln.; 28.0 x 23,0 cm.; Metin Türkçe ve İngilizce.
ISBN            : 978-605-72873-3-5
DDC             : 956.1
Kaynakça    : Bölüm sonlarındadır.
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01330/01528
Geliş Tarihi : 13 Eylül 2023

23 Ağustos 2022 Salı

KİTABİYAT: Anıtsal bir binanın yeniden hayat buluşu

TAKSİYARHİS KİLİSE BİNASININ, YOK OLMAKTAN KURTARILARAK, ÜLKEMİZE YENİ BİR KÜLTÜR KURUMU OLARAK KAZANDIRILMASI VE GELECEK KUŞAKLARA MİRAS BIRAKILMASI, BU TOPRAKLARA SAYGININ BİR İFADESİ OLARAK GÖRÜLMEKTEDIR.

Tarih öncesinden günümüze uzanan süreçte sayısız kültür ve uygarlığın yaşadığı Türkiye toprakları, bu uygarlıklardan günümüze ulaşan pek çok tarihi yapıya da ev sahipliği yapmaktadır. Dünya mirasının bir parçası olan ve ülkemizde derin izler bırakan bu kültürel ve dini yapıların bazıları restorasyon ve bakım çalışmaları sonrasında günümüze gelebilmiş, bazı yapılar çeşitli nedenlerle kaybolmuştur. Kültür mirasının nadide örnekleri olan kimi yapılar ise ne yazık ki unutulmuş ve bakımsızlıktan yok olmaya yüz tutmuştur.

Balıkesir iline bağlı Ayvalık ilçesindeki Alibey (Cunda) Adası'nda bulunan tarihi Taksiyarhis kilise binası da, bu önemli yapılardan biridir.  Ayvalık'ın en eski kilisesi olan bina, restore edilmemesi durumunda, yakın dönemde telafisi imkansız hasarlarla karşılaşabilecek yapılardan biriydi.

Terk edilmiş ve bakımsız kalmış bu binanın, müze haline getirilerek yeniden hayat kazanması, şüphesiz ülkemizin kültür zenginliklerine değerli bir katkı sunacaktır. Bu tarihi bina, 31 Mayıs 2014'te, Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Rahmi M. Koç müzecilik ve kültür vakfı, yok olmaya yüz tutmuş değerli eserleri aslına uygun olarak restore ettirmiş ve ülkemizin kültür hayatına eşsiz birer örnek olarak kazandırmıştır. Bu yapılar arasında; Hasköy'deki Rahmi M. Koç Müzesi'nin bulunduğu Lengerhane binası ve Hasköy tersanesi, Ankara Çengelhan, Ankara Çukurhan ve Ayvalık Alibey Adası'ndaki Sevım ve Necdet Kent Kitaplığı bulunmaktadır.

Taksiyarhis kilise binasının, yukarıda anılan örneklerdeki gibi yok olmaktan kurtarılarak ülkemize yeni bir kültür kurumu olarak kazandırılması ve gelecek kuşaklara miras bırakılması, bu topraklara saygının bir ifadesi olarak görülmektedir.  

(kitaptan alıntıdır: s.9)

----------------------------
(yay. hzl.) Ay, Kader ( - ).
Anıtsal bir binanın yeniden hayat buluşu : Ayvalık Alibey (Cunda) adası Taksiyarhis (baş melekler Cebrail ve Mikail) kilise binası. İstanbul: Rahmi M. Koç Müzesi Yayınları (İstanbul : Mataş Matbaacılık), 2014.
79 s.: rnkl. fotog. ; 27,5 x 24,0 cm.; Metin Türkçe.
ISBN           : 978-605-86076-6-8
DDC            : 726.5
Kaynakça    : -
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 00064-01789
Geliş Tarihi  : 22 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022 Salı

KİTABİYAT: Mekteb-i Sultâniden Yüzeliliklerin Eşiğine
Midilili Mehmed Zîver Bey (Hayatı-Edebî Şahsiyeti-Yazıları)

Mehmed Zîver Bey (1866/68-1926), Nâmık Kemâl'in Midilli yıllarından aşina olduğumuz Kulaksızzâdelere mensup olup Mekteb-i Sultâniden Tevfik Fikret'le aynı dönemde mezun olmuştur. İmparatorluğun farklı coğrafyalarında uzun süre maarif müdürlüğü yapan Mehmed Zîver Bey, son olarak mütareke döneminde Üsküdar Mutasarrıflığı ve Bursa Valiliği yapmıştır. Bu görevlerinin tesiriyle Milli Mücadele sonrasında Yüzellilikler listesine alınmak istenmiş ve bir süre sonra ismi unutulmaya yüz tutmuştur. 

Henüz öğrenci iken edebi faaliyetlere başlayan Mehmed Zîver; Berk, Nihâl, Musavver Malûmât, Mürüvvet, Tercümân-ı Hakîkât başta olmak üzere çok sayıda gazete ve mecmuaâa özellikle tenkidi yazılarıyla dikkat çekmiştir. Dönemin edebi münakaşalarında da rol oynayan Mehmed Zîver, sözünü sakınmaz bir münekkit olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki kitap, başka isimlerle karıştırılmanın azizliğine de uğrayan Midillili Mehmed Zîver Bey'in hayatını ve edebi şahsiyetini; eserlerinden, dönemin süreli yayınlarından ve arşiv belgelerinden hareketle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kitapta, Mehmed Zîver'in süreli yayınlardaki yazılarının sistematik indeksinin yanı sıra ona ait pek çok yazının Latin harflerine çevirisi de yer almaktadır. 

(kitaptan alıntıdır: arka kapak)
----------------------------
Tuğluk, Abdülhakim (1966- ).
Mekteb-i Sultâniden Yüzeliliklerin Eşiğine 
Midilili Mehmed Zîver Bey (Hayatı-Edebî Şahsiyeti-Yazıları). İstanbul: Efe Akademi Yayınları, 2021.
395 s.: tbl., blg. ; 16,0 x 24,5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN           : 978-625-7664-53-0
DDC            : 927.97
Kaynakça    : 370-375
Dizin            : [Ayazmend] 39, 40dn, 42. 
                      [Altınova] 51, 52. 
                      [Yunda] 32. 
Hezarfen     : 00991/01776
Geliş Tarihi  : 2 Ağustos 2022







10 Haziran 2022 Cuma

KİTABİYAT: Ayvalık Tarihi Üzerine : Akademik Çalışmalar Seçkisi

Ayvalık'ın tarihsel birikimini ve kimliğini anlamanın ve onu korumamızın yolu tarih bilincinden geçmektedir. Bu sebeple, Ayvalık'ın geçmiş ile bağını kuran ve onu bugünlere aktaran her türlü çaba büyük önem taşımaktadır. Bu çabaların sistemli bir hale dönüştürülebilmesinde belediyelere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Geçmişimizi her yönüyle öğrenmek ve öğretmek konusunda sorumlulukları olduğu bilinciyle, Ayvalık Belediyesi olarak bizler de bu konuda üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışarak kültür yayınlarımız kapsamında hazırlanan "Ayvalık Tarihi Üzerine Akademik Çalışmalar Seçkisi" başlıklı ikinci kitabımızı sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu çalışmada, akademisyen ve yerel tarihçilerimiz tarafından Ayvalık tarihi üzerine yazılmış, bilimsel kimliğe sahip makalelerle bir seçki oluşturulmuştur. Sonraki süreçte hem tarih ile ilgili hem de farklı alanlara yönelik akademik seçki çalışmalarının kültür yayınları kapsamında yayınlanmaya devam edeceğini belirtmek isterim. Ayvalık ile ilgili bilimsel çalışmaların sistemli bir şekilde toplanması ve yayına dönüştürülmesi ile kent arşivimizin kaynaklarının oluşturulması sürecine katkı sağlanacaktır. Araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline gelecek bu akademik yayınların, bilimsel çalışmalar için referans olacağı, akademik çevrede ilgi uyandıracağı ve Ayvalık çalışmalarına yönelik çabalarının artmasına olumlu etki edeceği de muhakkaktır. Son olarak, Ayvalık' In birçok yönden tanınırlığının arttırılması ve halkımızın bil-giye daha kolay ulaşabilmesinin sağlanmasına hizmet eden kültür yayınlarımızın aynı zamanda Ayvalık'ımıza yönelik tarihsel ve kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan sürecin birer parçası olmaları, bizler için bu yayınların anlamını daha da arttırmakta ve onları çok özel bir yere yerleştirmektedir. Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları'nın ikinci yayını olan bu kitabın hazırlık ve basım sürecindeki çalışmalarından dolayı Ayvada Yayıncılık ve ekibine, akademik seçki kitabının editörlüğünü ve danışmanlığını gerçekleştiren Dr. Berrin, Akın Akbüber'e, kitap içeriğinin oluşmasına katkıda bulunan değerli akademisyen ve yerel tarihçilerimize, kitabın sizlerle buluşması sürecinde emeği geçen belediye çalışanlarımıza ve bizleri destekleri ile motive eden değerli halkımıza teşekkür ederim. Ayvalık sevgisinde birleşen herkese keyifli okumalar

Mesut Ergin
Ayvalık Belediye Başkanı
(kitaptan alıntıdır: sayfa 5)

----------------------------
(Ed.) Akbüber, Berrin Akın (1966- ).
Ayvalık Tarihi Üzerine : Akademik Çalışmalar Seçkisi. Ayvalık: Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları, 2022.
310 s.: tbl., s.b. fotog. ; 16,0 x 24,5 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-73884-1-4
DDC             : 956.1
Kaynakça    : -
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01517/01748, 01517/01749
Geliş Tarihi : 9 Haziran 2022

26 Mayıs 2022 Perşembe

KİTABİYAT: Sikkeler Işığında Antik Kentler (Troas, Mysia, Aiolis)

YAZARIN NOTU
Tarih ve arkeolojiye olan ilgim ve sevgim zaman içinde beni arkeolojik eser koleksiyonerliğine yöneltti. Oluşturmak için 1994 yılından bu yana çaba gösterdiğim antik sikke koleksiyonunu, böyle bir yayın aracılığıyla daha geniş kesimlere ulaştırabilmek en büyük idealimdi. 

4o yıldır çalıştığım Burhaniye'nin bağlı olduğu Balıkesir ilimiz, antik dönemlerde sikke basan 20 kenti sınırları içerisinde barındırmaktadır. Bu kentler Troas, Mysia ve Aiolis antik bölgelerine aittir. Koleksiyonumun tümünde bu üç bölgede kurulmuş 7o antik kentin muhtelif dönemlerine ait 35oo'den fazla sikke yer almaktadır. Bunların 65o'si Balıkesir'in antik kentlerinde basılmıştır. İlimizin kültürel zenginliklerinden bir bölümünü oluşturan bu koleksiyondaki sikkeler ve bunların basıldığı kentler bu kitapta ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kitap çalışmasında esas olarak, Sayın Prof. Dr. Oğuz Tekin ve Sayın Doç. Dr. Aliye Erol'un koleksiyonumdaki sikkelerden hazırladıkları Sylloge Nummorum Graecorum Turkey 9 dizisinin Troas, Aiolis ve Mysia ciltlerindeki bilgilerden yararlanılmıştır. Kendilerine teşekkür borçluyum.

Uzun ve zorlu bir uğraş sonucu ortaya çıkan bu kitap projesinin gerçekleşmesindeki büyük destekleri için Sayın Mürsel Sabancı ve Sayın Prof. Dr. Abdullah Soykan'a, ayrıca tüm katkıları için Sayın Prof. Dr. Gürcan Polat, Sayın Prof. Dr. Ahmet Yaraş, Sayın Murat Yaman ve Sayın Taylan Köken'e teşekkürlerimi bildirmek isterim. Bu kitabı, bugüne kadarki anlayış ve yardımları için sevgili eşim İsmet'e ve çocuklarım Gönül, Kerem ve Leyla'ya adıyorum.

Dr. A. Özkan Arıkantürk 
(kitaptan alıntıdır: sayfa [8])
----------------------------
Ali Özkan Arıkantürk (1951- ).
Sikkeler ışığında antik kentler : Troas, Mysia, Aiolis. Balıkesir: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 2022.
416 s.: s.b. fotog., çzm. ; 21,0 x 28,0 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-73489-0-6
DDC             : 734.4
Kaynakça    : 412-416 ss.
Dizin            : [Pordosilene] 403-411
Hezarfen     : 01510/01736
Geliş Tarihi : 25 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022 Cuma

KİTABİYAT: Şiir ve Öykülerde Ayvalık

AYVALIK BİZİM NEYİMİZ OLUR? 

Bu "Ayvalık güzel bir yer," diyor Cahit Sıtkı Tarancı, askerliğini Burhaniye'de yaparken can dostu Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektuplarının birinde; "denizin bütün iltifatlarına nail olmuş. Körfezler, adalar, çamlıklar... Hâsılı enfes bir kasaba"dır Ayvalık. Dikili'den vapurla "iner" Ayvalık'a, tıraş da olur Cahit Sıtkı Tarancı. "Kasaba suyla sarhoş bir halde tabii, rakı bulduğum akşamlar, bu güzelliklerin hakkını vermekte kusur etmedim." diye de yazıyor arkadaşının ağzını sulandırmak için (18.09.1942 tarihli mektup). "Çaresiz" şiirinde Tarancı "Civcivli yerine düştüğüm halde / Bir kere olsun alta atamadım / Pul pul balıklar kaldı hayalde / Yaz geçti çipuradan tadamadım." Onu çaresiz bırakır Ayvalık "sahil"leri. 

Şair Ali Rıza Apak'ın ilk izlerine Cahit Sıtkı Tarancı'nın Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektupta rastlarız: "Rıza Apak, Ayvalık'ta Türkçe hocasıdır. Oradayken, Ayvalıklı bir genç söyledi, fakat ben kendini göremedin (03.10.1942 tarihli mektup). Ahmet Yorulmaz da Rıza Apak'ın "Sefa" şiirine Ayvalık'ı Gezerken'in ilk baskısında yer verdiğini, bunun Rıza Apak'ı çok sevindirdiğini belirtir ‘Ayvalık'tan Cunda'dan" kitabında. Şair Zeki Ömer Defne, 1977'de Ahmet Yorul[m]az'a "Ayvalık'ta Randevu" şiirini yollar ve Ahmet Bey de bu şiirini Ayvahk'ı Gezerken'de paylaşır okurlarıyla: Hangimiz Ayvalık'ta bulaşalım diyerek sevdiklerimize randevu vermedik!" 

Ya Ali Püsküllüoğlu? O da "Papalina"şiirinde Ayvalık günlerine mührünü basar: "Tatlı ve lezzetli ve çok güzel / Cunda'da kıyı aşçılar' pişirir, yenir şarapla." 

Hulki Aktunç, kendini iyileştiren Ayvalık'ın denizini, havasını, güneşini günlüğüne geçirir. Eşi Semra Aktunç da gün gün Ayvalık'ı yaşamasının çetelesini tutar. 

Edip Cansever, Ayvalık'ın güzelliklerini yaşamak için kasabaya "Saat Onda Kalacak Vapur"a biner ve seslenir kaptan "hey kaptan! sen bilir misin, var mı hiç görmüşlüğün / tam ayvalık gibiydi yüzü, şimdi karşımda." Bir dostun Ayvalık'a benzeyen yüzünü gel de unut! 

Ayvalık, çok sevilen bir dostun yüzü gibi saf, tertemiz, güzel mi güzeldir; onun için de kendine çeker, bağlar, sarıp sarmalar sevenlerini. 

Ayvalık'ın tarihini, coğrafyasını, günlük yaşamını, semtlerini, insanını, günbatımlarını, gecelerini gündüzlerini, yazarlarını, şairlerini... bir çatı altında topladık. Ayvalık'ta yaşayan ressamların desenleriyle çalışmamız daha da zenginleşti. 

Ayvalık'ın bilinen, bilinmeyen yüzü, ruhu, güzellikleri, doğası, insanı, sokakları nereye gidersek peşimizi bırakmadı, bırakmıyor. Bu kitapta yer alan öykü, şiir, günlükler, desenler de bunun bir göstergesi. Ayvalık rüyalarımızın, yaşamımızın yurdu, ruhu değilse, başka neyimiz? 

Gültekin Emre 

(kitaptan alıntıdır: sayfa 11-12)
----------------------------
(Ed.) Emre, Gültekin (1951- ).
Şiir ve Öykülerde Ayvalık. Ayvalık: Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları, 2021.
231 s.: s.b. fotog. ; 13,5 x 21,0 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-73884-0-7
DDC             : 813.
Kaynakça    : -
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01509/01734, 01509/01735
Geliş Tarihi : 5 Mayıs 2022

8 Nisan 2022 Cuma

KİTABİYAT: Turist rehberleri için şehir turu rehberi : zenginleştirilmiş okuma

ÖNSÖZ

Bir turist rehberi şehir turlarında pek çok teorik ve pratik bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Şehrin tarihi, kültürü, yapıları, mutfağı, sosyo-ekonomik yapısı gibi pek çok teorik bilgi günümüzde internet üzerinden ulaşılabilen bilgilerdir. Ancak bu bilgilerin derlenmesi, toparlanması, güvenilir bilgilerin ayıklanması ve rehber için uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan şehir trafiği, ziyaret noktalarının konumu, tur aracının park edebileceği yerler, buluşma noktaları, tur rotaları gibi pratik bilgilere ulaşılması çok zordur. Çoğu rehber bu bilgileri kişisel deneyimleri ile edinmekte, eğer şanslılarsa daha önce o şehirde tur yapmış rehber arkadaşlarının deneyimlerinden faydalanmaktadırlar. Dolayısıyla bir rehberin şehir turuna hazırlanabilmesi için pek çok teorik ve pratik bilgiyi bir araya getirmesi gerekmektedir. Bu kitapta da amaçlanan tam da bu ihtiyaca cevap verebilmektir. Bu bağlamda, kitabın temel amacı şehir turlarında turist rehberlerinin ihtiyaç duyacakları bilgilerin bir araya getirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu kitap, şehir turlarında turist rehberlerine rehberlik etmeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda kitabın içeriği tamamıyla turist rehberlerinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Kitabın hedef kitlesini turist rehberleri oluşturmakla birlikte, turizm rehberliği bölümünü okuyan öğrencilerin ve bireysel seyahat etmeyi tercih eden gezginlerin de ihtiyaçlarına cevap verebilecektir. 

Bir rehberin ihtiyaç duyabileceği bilgilerin tamamını klasik yöntemlerle hazırlanmış bir kitapta toplamak mümkün değildir. Bu nedenle turist rehberleri pek çok kaynağa ihtiyaç duymaktadır. Günümüz teknolojilerinin yardımıyla artık turist rehberlerinin yanlarında çok sayıda kitap taşıma zorunluluğu ortadan kalkmış olmakla birlikte bazı rehberlerin internet üzerinden ulaşılan ilk kaynaklarla tur yapılmaya çalışmaları, turistlere yanlış bilgi vermeleri ya da turlarıyla ilgili güzergah, otopark, buluşma yeri, mola yeri gibi konularda ulaştıkları pratik bilgilerin doğruluğunu teyit edememeleri sonuçlarını doğurmaktadır. Bu kitap "Augmented Reading" olarak adlandırılan bir yön-temle hazırlanmıştır. Bu yöntemde, rehberin ilk anda ihtiyacı olan temel bilgilerin kitabın içinde verilmesi sağlanmıştır. Daha detaylı teorik bilgiler için ise internet taraması yapılmış ve güvenilir site içerikleri ve makaleler kare-kodlarla kitaba yerleştirilmiştir. Böylelikle okuyucu öğrenmek istediği detay bilgiye cep telefonu veya benzeri bir cihaz ile karekod aracılığıyla ulaşabilecektir. Ayrıca kitapta yer alan şehirlerde en çok ziyaret edilen tur noktaları ve en sık kullanılan güzergahlar da Google Maps uygulaması üzerinde işaretlenmiş ve karekodlar vasıtası ile kitaba yerleştirilmiştir. Bunlara ilave olarak şehir turlarında ziyaret edilecek noktalarda kısa videolar çekilmiştir. Bu kısa videoların her biri turist rehberleri ya da rehber akademisyenler tarafından çekilmiş olup; trafik akışı, otopark, mola yerleri, güzergah, anlatım  noktaları, tııvaletlerin ve gişelerin konumu gibi bir turist rehberinin ihtiyacı olacak pratik bilgileri içermektedir. Çekilen bu videolar kitap için oluşturulan bir You-tube kanalına yüklenmiş ve linkleri karekodlar aracılığıyla kitaba yerleştirilmiştir. Bu sayede okuyucu istediği videoyu karekodu okutarak seyredebilecektir. "Augmented Reading" yöntemi sayesinde okuyucuya binlerce sayfalık doğruluğu teyit edilmiş kaynağa, yüzlerce konuma, onlarca tur rotasına ve üç yüzden fazla videoya zahmetsizce ulaşma olanağı sunulmuştur. 

Bu yöntemin kullanılabileceği farklı çalışmalar için kaynak oluşturması amacıyla "Augmented Reading" kavramına kısaca değinmek gerekmektedir. Uluslararası literatürde "Augmented Reading" olarak kullanılan kavram Türkçede "Arttırılmış Okuma" olarak kullanılmaktadır. Ancak kavramın bu kullanımıyla "Hızlı Okuma" kavramıyla karıştırılma ihtimali yüksektir. Bu nedenle kitap editörleri kavramın Türkçe karşılığı olarak "Zenginleştirilmiş Okuma" ifadesini kullanmayı tercih etmektedirler. Zenginleştirilmiş Okuma tekniğiyle hazırlanan kitaplar pek çok farklı alanda kullanılabilmektedir. Kısaca, akıllı telefon/tablet uygulamaları ile kitapların kare kod ve benzeri yöntemlerle etkileşimli hale getirilmesi olarak tanımlanabilecek zenginleştirilmiş okuma tekniği klasik kitap anlayışının sınırlarını ortadan kaldırmakta, pek çok farklı içeriğin kitaplara yerleştirilmesini mümkün kılmaktadır. Bu yöntemle oluşturulmuş farklı kitap örnekleri önsöz sonunda verilmiştir. Türkiye'de bu yöntemle hazırlanmış kitap sayısı çok sınırlıdır. Özellikle turizm alanında bu yöntemin kullanıldığı bir örneğe rastlanılmamıştır. Ancak turist rehberliği, aşçılık, otel işletmeciliği, seyahat acentacılığı gibi pek çok alanda bu yöntemle hazırlanacak kitapların gerek akademiye gerekse mesleki eğitime büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Otuz iki bölümden oluşan bu kitapta toplam yirmi sekiz destinasyona yer verilmiştir. Ancak bu destinasyonlardan biri olan "İstanbul" beş farklı bölümle okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır. İstanbul, Türkiye'de şehri turlarının pek çok farklı şeklinin yapıldığı bir destinasyondur. Bizans döneminden Osmanlı dönemine kadar başkentlik yapma özelliğine sahip olan şehir, bu özelliği nedeniyle farklı kültürlerin pek çok farklı eserinin bir arada bulunduğu eşsiz bir şehirdir. Bu bağlamda İstanbul'un tek bir bölümde aktarılması mümkün olmayacağından beş farklı bölüm oluşturulmuştur. Bu bölümlerin de şehri anlatmaya yeterli olmadığı bilinmektedir. Ancak kitabın sınırları içerisinde en temel şehir turları yapılan bölümler oluşturulmuştur. ileride benzer yöntemlerle yapılabilecek çalışmalarda İstanbul için tek bir kitabın yazılmasının daha uygun olduğu düşünülmektedir. Diğer destinasyonlar oluşturulurken ise halihazırda şehir turu yapılan destinasyonlar ile şehir turları için potansiyele sahip destinasyonlar tercih edilmiştir. ... (kitaptan alıntıdır: sayfa vii-ix)

----------------------------
(Ed.) Türker, Ali  ( - ) ve Köksal, Gökhan ( - ).
Turist rehberleri için şehir turu rehberi : zenginleştirilmiş okuma. Ankara: Detay Yayınevi, 2021.
66-84 s.: - ; 16,0 x 24 cm.; Metin Türkçe.
ISBN            : 978-605-254-374-0
DDC             : 910.202
Kaynakça    : 84 s.
Dizin            : belge [Ayvalık] üzerinedir.
Hezarfen     : 01506/01728
Geliş Tarihi : 8 Nisan 2022