29 Haziran 2026 Pazartesi

Anadolu yol güzergahları 5: Ahameniş (Pers) Kral Yolu

(kaynak: peakpx.com)

5. AHAMENİŞLER
Bu halk, Doğu'da Kuzey Hindistan, Batı'da Trakya topraklarına kadar yayılan geniş bir coğrafi alanı, yaklaşık iki yüzyıl boyunca hakimiyetleri altında tuttular. Anadolu'nun askeri ve idari açıdan yönetimi meselesi, yaklaşık MÖ VI. yüzyıldan itibaren Ahameniş  İmparatorluğu'nun sorunu oldu. Yaklaşık MÖ 539 yılında Anadolu'yu bir tür vergi ünitesi de olan ve Farsçadan gelen xšαҫαpvᾱn [satraplık], eyalet sistemine böldüler. Her birinin başına da imparatorluk ailesinden veya Pers soylularından gelen bir satrap atadılar (Sarıkaya,2016:75 a. bkz. Polat,2022:21-81 ve harita-01). 

(harita-01) Farklı krallar döneminde Ahameniş (Pers) İmparatorluğu.
(kaynak: wikipedia.org - yaratıcı: Ali Zifan)

Satrap sistemi Asurlular'dan alınmıştı ve İmparator Kyros tarafından da uygulamaya sokulmuştu. İmparator I. Dareios sistemi gözden geçirmiş ve KappadokiaKilikia ve Armenia’nın yer aldığı yeni eyaletler kurmuştu (Sarıkaya,2016:76 a. bkz. harita-02). 

(harita-02) Yaklaşık MÖ 490 yılında Ahameniş satraplıklarının haritası.
(kaynak: reddit.com)

Bu oluşum için Heredotus şunları yazar:
"89. [Dareios] Bu anıtı kurdurdu, sonra ülkeyi kendilerinin satraplık dedikleri yirmi hükümete ayırdı, hepsinin başına birisini koydu, uyruğunda bulunanları ırklarına göre bölüp ayırarak, her birine vergiler saldı, bu ayrımı yaparken kimi zaman komşu olanları birleştirdiği gibi, kimi zaman da sınır komşusunu atlayıp daha uzakta kalan bir ulusu şu ya da bu ırka bağladığı oluyordu. Bakınız bu hükümetleri nasıl dağıtmış ve yıllık vergi gelirini nasıl düzenlemişti: Vergi taksitlerini gümüş olarak ödeyenler için ölçü, Euboia talantıydı. Babil talantı yetmiş sekiz Euboia manası tutar. - Kyros ve Kambyses zamanında vergi konusunda belli ve değişmez bir kural yoktu; krala armağanlar sunulurdu. Vergilerin böyle düzene sokulması ve buna benzer öbür reformlar İranlılara Dareios için tüccar, Kambyses için zorba, Kyros için de baba dedirtmiştir, çünkü birincisi her şeyde bir kazanç arardı, ikincisi sert ve duygusuzdu, üçüncüsü ise insan adamdı ve onların iyiliği için çalışırdı." (Heredotus,2012:258-259).

Yukarıda belirttiğim gibi bu satraplar gelişigüzel belirlenmedi. O zamanki yol ağı ile başkent olan Babil'e kolayca erişilebilen ticarî anayollar üzerinde kuruldu (Güneş,2018:2 a. bkz. harita-03).

(harita-03) Ahameniş İmparatorluğu ve Pers Kral Yolu haritası.
(kaynak: wikipedia.org)

(resim-02) Bilinmeyen bir Flaman sanatçı tarfından yapılan ve orijinali
Galler Ulusal Kütüphanesi'nde bulunan İskender'in Pers kralı Darius'a
karşı ilk zaferi (kaynak: wikipedia.com)

PERS KRAL YOLU
Pers Kral Yolu'nun doğru güzergâhını, Halikarnassuslu Herodotos'un Tarihler [Ιστορίαι] adlı eserinden öğreniyoruz [7].
"[5.51.] ... Aristagoras kralın ikametgahına giden yol hakkında daha fazla ayrıntı öğrenemeden Sparta'dan ayrıldı.
[5.52.Bu yol ile ilgili durum şu şekildedir: Yol boyunca kraliyet istasyonları ve mükemmel hanlar bulunuyor ve yolun tamamı yerleşim yeri olan ve güvenli bir bölgeden geçiyor. Lidya ve Frigya'dan geçen yirmi istasyon bulunmaktadır ve mesafe doksan dört buçuk parasangdır [8]Frigya'dan sonra, mutlaka geçilmesi gereken kapıların bulunduğu Halys nehriyle (Kızılırmak) karşılaşılır; böylece nehir karşıya geçilir; ayrıca nehir kıyısında önemli bir kale de bulunmaktadır. Kapadokya'ya geçip Kilikya sınırlarına kadar ilerlediğinizde, yirmi sekiz istasyon ve yüz dört parasang bulunur; bu halkın sınırlarında ise iki kapıdan geçip ve iki kalenin yanından geçersiniz. Bu duraklardan geçip Kilikya'yı da aştığınızda, üç istasyon ve on beş buçuk parasang sizi bekliyor olacak. Kilikya ve Ermenistan'ın sınırında, teknelerle geçilen bir nehir olan Euphrates (Fırat) [bulunmaktadır]Ermenistan'da on beş dinlenme yeri ve elli altı buçuk parasang bulunmaktadır; ayrıca istasyonlarda birer kale de vardır. Bu yerden, mutlaka feribotla [9] geçilmesi gereken dört nehir geçmektedir. İlk olarak Tigris (Dicle) akar; sonra ikinci ve üçüncü nehirlerin [de] isimleri aynıdır, ancak bunlar aynı nehir değildir ve aynı kaynaktan [da] akmazlar. Bahsedilen nehirlerden ilki Ermenilerden, ikincisi ise Matienyalılardan [10] gelmektedir. Dördüncü nehir ise Gyndes (Dicle'nin bir kolu olan Diyala Nehri'dir) olarak adlandırılır ve bir zamanlar Cyrus [11] tarafından üç yüz altmış kola ayrılmıştır. Ermenistan'dan Matiene ülkesine girerken dört istasyon vardır; oradan da Cissian [12] topraklarına doğru ilerlerken on bir istasyon vardır ve kırk iki buçuk parasang mesafededir; bu mesafeyi de teknelerle geçmek gerekir: Susa [13] bu nehir üzerine kurulmuştur. Bu istasyonların toplam sayısı yüz on birdir; buna göre, Sardis'ten Susa'ya doğru [gittikçe] istasyonlardaki dinlenme yerlerinin sayısı da o kadar fazladır." (Herodotos,1904:292-293;Herodotos,2012:404-406).

Heardotos'un yazdıklarını şu şekilde maddelersek:
1. Yol en batıda Sardes'den başlıyordu ve Lidya ile Frigya bölgelerinden geçen güzergâh, toplam 520 kilometre uzunluğunda ve 20 istasyondan oluşmakta idi.

2. Frigya bölgesi bittiğinde, Halys nehri ile kaşılaşılıyor ve nehrin karşısına geçmek gerekiyor idi. Ayrıca burada güçlü bir kale de bulunmakta idi.

3. İçinde bulunan Kapadokya bölgesinden Kilikya bölgesi sınırlarına kadar yaklaşık 572 km uzunluk ve toplam 28 istasyon geçilmekte idi.

4. Kilikya bölgesi sınırında iki ayrı kapı ile bir nöbetçi kulübesi geçilmekte idi.

5. Daha sonra Kilikya bölgesini geçmek için yaklaşık 85 km daha yol almak gerekiyordu. Burada 3 istasyon bulumakta idi.

6. Kilikya ile Ermenistan arasını gemi trafiğine elverişli Euphrates nehri bulunmakta idi.

7. Ermenistan içinde yaklaşık 310 km alınmakta idi. Bu mesafe 15 istasyon ile bir kontrol noktası bulunmakta idi.

8. Ermenistan'dan Matien bölgesine kadar 753 km yol alınmakta idi ve burada toplam 34 istasyon var idi.

9. Karşımıza, ancak bir deniz aracı ile geçilebilen ve 4 ayrı nehir olan Gyndes çıkar.

10. Oradan 234 km mesafede ve 11 istasyon içeren Kissya bölgesi var idi.

11. Ve bir nehir üzerine kurulmuş Susa kentine varılmakta idi.  

Bu yol büyük olasılıkla daha önce de kullanılan değşik yol parçalarının birleştirilmesi ile elde edilmiş olmalıdır. Zira Persler imparatorluk için en kısa yolu tasarlasalar idi: Susa'dan Babil'e giderler, oradan Fırat boyunca ilerleyerek Kilikya'nın başkenti Tarsus'a çıkarlar ve oradan da Lidya'ya geçen bir güzergâh belirler idi. Böylece yolu kısaltmakla kalmaz, aynı zamanda deniz kıyısından da geçme avantajına sahip olurlardı. Böylece mal ticaretini deniz kenarına alırlar idi. 

Yaklaşık 2500 km uzunluğundaki Pers Kral Yolu üzerine az sayıda çalışma yapıldı. Benim çok yararlandığım Polat, "istasyon" noktalarına dikkat çektikten sonra Yifat Thareani-Sussely'in bir makalesindeki bu istasyonların 6 işlevini yazmaktadır:
1. Konaklamalı bir han,
2. Hayvan barınağı,
3. Ticaret merkezi,
4. Kale (istihdam),
5. Yiyecek hazırlama alanı,
6. Su temin sistemi (Polat,2022:138-143;Sussely-Thareani, 2007:127).

Aslında dikkatli okunduğunda, Selçuklu ve Osmanlı devletlerindeki "kervansaray"ların burada bahsedilen istasyonların bir devamı olduğu hemen ortaya çıkmaktadır. Thareani-Sussely bu istasyon birimine "Aroer" demektedir (resim-03).

(resim-03) Yol üzerindeki istasyon (Aroer) binalarına ait temsili resim.
 (kaynak: Thareanı-Sussely,2007:137).

Bu rotalara geçmeden önce Herodotos'un Pers atlıları/süvarlleri için yazdığı şu satırları da anmak gerekir: 
"8.98. Hiçbir ölümlü, bu habercilerden daha hızlı bir şekilde hedefine ulaşmaz: Persler bunu şöyle planlamıştı. Derler ki, yolculuğun tamamı kaç gün sürerse, o kadar at ve adam düzenli aralıklarla görevlendirilir; her gün için bir at ve bir adam görevlendirilir: ne kar, ne yağmur, ne sıcak, ne de gece, onların kendilerine atanmış aşamaları mümkün olan en kısa sürede tamamlamalarına engel olmaz. Birinci kurye emirlerini ikinciye, ikinci kurye de üçüncüye iletiyor ve böylece emirler birinden diğerine aktarılıyor, tıpkı Yunanlıların Vulcan [15] şerefine yaptıkları meşale taşıma geleneği gibi. Persler atlarla yapılan bu seyahat biçimine angareïon derler." (Herodotos,1904:472). 

Daha öncede değindiğim gibi Pers Kral Yolu blogunda, Polat'ın doktora tezinden çok yararlandım. Önerim okurun o tezi ve kaynakçasında verdiği belgeleri okumasıdır. Bu "rota meselesinde" de yazdıklarını takip ettiğimi söylemeliyim. Pers Kral Yolu'nun başlangıcı Sart (Salihli) olarak bilinse de Ephesos'den (Efes, Selçuk/İzmir) başlamakta idi.

İlk etap Selçuk - Salihli arasındaki parçadır. Yazar bu yolu, ticaretin başladığı yıllardan beri önemli olduğunu, verimli  ovalarında yetişen tarımsal ürününü Selçuk (Ephesos) Limanı'na taşındığını ve oradan dağıttığını düşünülmektedir (Polat,2022:).

1. EPHESOS - HYPAIPA - TMOLOS - SARDES ARASI
"Ephesos-Sardeis arası mesafe beşyüz kırk (540) staddır. ... Herodotos’un hesaplamaları doğrultusunda, Ephesos-Sardeis arası kuş uçumu seksenbeş (85) km dir. Hem ticari hem de kültürel anlamda öne çıkan iki önemli yerleşim yerinin birbirlerine yollarla bağlanmış olması kaçınılmaz durmaktadır. Antik dönemin kalabalık ve zengin bir liman şehri olan ve bölgenin ticari anlamda gelişmesine ve ilerlemesine yardımcı olan bu yol ve bu iki şehir, Pers İmparatorluğu’nun, Anadolu’daki hâkimiyeti süresince de önemini korumuştur. Özellikle siyasi ve kültürel anlamda ön plana çıkan Sardeis şehri, bu konumunu ve özelliğini her dönem diri tutmaya devam etmiştir." (Polat,2022:146)

(harita-04) Efes, Selçuk - Sart, Salihli arası.
1. Ephesos (Efes)
2. Hypaipa (Günlüce)
3. Tmolos (Boz Dağ)
4. Sardeis (Sart)
(kaynak: Polat,2022:144-157 | harita: HKK,2026)

Buradaki kriz bölge Günlüce-Sart arasındaki, 2200 mt yüksekliğindeki Tomolos dağı arasında kalan alan olarak gözükmektedir. Bölge yakından incelendiğinde, günümüzde Boz Dağ olarak anılan bölgeden, "Ödemiş Yolu" ile "Ödemiş - Salihli Yolu"nun geçtiği görülmektedir. 

Polat tezinde bu yol hakkında şunları yazar: "... Perslerin, Anadolu’ya hâkim olmadan önceki dönemlerden olan Hitit Devri’nde, Hermos Vadisi’nde bölgeyi Ephesos’a bağlayan yol vardır. Tmolos’un batı kenarından sadece 450 m yükseklikteki alanda Karabel yakınında kolay ve alçak bir geçit bulunmaktaydı. Söz konusu alanda, İzmir’den 30 km ötede Karabel Dağ zinciri üzerinde Herodotos’un (II.106) bahsettiği Sesostris’in diktirmiş olduğu sütunlar vardır. ... Bahsedilen geçidin güneyinden yol, Metropolis yakınlarından aşağı Kaystros Vadisi’ne girer. Anadolu’nun, Perslerin hâkimiyetine girmesinden sonra Sardeis-Ephesos arasında yoğun olarak kullanılacak yol olacaktı." (Polat,2022:146). 

Herodotos da "Sesostris’in diktirmiş olduğu sütunlar"la ilgili olarakta şunları yazmıştır: " İonya'da da bu kralın kayalara oyulmuş iki resmi bulunmaktadır; biri Ephesia'ten Phocsæa'ye giden yol üzerinde, diğeri Sardis'ten Smyrna'ya giden yol üzerindedir. Her iki yerde de, sağ elinde mızrak, sol elinde yay tutan, dört buçuk cubit [16] boyunda bir adam figürü oyulmuştur; geri kalan teçhizatı da uyumlu bir şekilde tasvir edilmiştir, çünkü kısmen Mısır, kısmen Etiyopya kökenlidir; bir omuzdan diğerine göğüs boyunca kutsal Mısır karakterleri kazınmıştır ve bu karakterlerin anlamı şudur: 'BU BÖLGEYİ KENDİM OMUZLAYARAK KAZANDIM.' (Herodotos,1904:122;Herodotos,2012:165-166 [17])

2. SARDES - KATAKEKAUMENA - AKMONIA - PESSINUS ARASI

(harita-05) Sart, Salihli - Sivrihisar, Eskişehir arası.
1. Sardies (Sart)
2. Katakekaumena (Kula)
3. Akmonia (Ahatköy, Banaz)
4. Pessinus (Sivrihisar)
(kaynak: Polat,2022:158-161 | harita: HKK,2026)
 

3. GORDİON - ANCYRA - HATTUŞAŞ - KANEŞ ARASI

(harita-06) Polatlı - Kayseri arası.
1. Gordion (Polatlı)
2. Ancyra (Ankara)
3. Hattuşaş (Boğazkale)
4. Kaneş (Kültepe)
(kaynak: Polat,2022:  | harita: HKK,2026)

DEVAM EDECEK
Anadolu yol güzergahları 6: Roma Dönemi Yolları

ÖNCEKİ BLOG >
Anadolu yol güzergahları 4: Hellen Göçleri Sonrası Yol Güzergâhları

---
DİPNOT

[1] Payonya [Παιονία] Antik Çağda var olan bir uygarlık idi. Yaklaşık MÖ 358 – MÖ 230 yılları arasında varlığını korudu. Büyük olasılıkla bugünkü Kuzey Makedonya'nın çoğu ve Helen Makedonyası'nın kuzey-orta kısımlarına karşılık geldiği sanılmaktadır.

[2] Günümüzde Biga Çayı olarak anılmaktadır.

[3] Issos [Ἱσσός] günümüzde Aşağıburnaz Köyü, Erzin/Hatay olarak anılmaktadır.

[4] Gaugamela büyük olasılıkla günümüzde Musul yakınlarındaki Tel Gomel adlı bölgede bulynmaktadır.

[5] Diadohoiler veya İskender'in halefleri [Διάδοχοι > ardıllar, halefler] Büyük İskender'in ailesinden kişiler, ona yakın kumandanlar ve arkadaşları anlamına gelmektedir. MÖ 323'te Babil'de İskender'in ölümü sonrası büyük tartışmalar ve savaşla sonuçlanan mücadeleler olmuş idi.

[6] Phoros [φόρος], Antik Hellen kent devletlerinin, Anadolu'da ilerleyen Ahemeniş İmparatorluğu güçlerinden korumak için oluşturulan Delos Birliği'ne üye olmaları ve ortak bir kabülle çıkarılan bir kararnameye bağlı kalarak Atina'ya ödedikleri aidatın adıydı. 

[7] Herodotos, Hellen tarihçi ve coğrafyacı idi. MÖ 484 yılında Halikarnassus'ta (Bodrum/Muğla) doğdu. MÖ 430 yılından Orta Makedonya Bölgesi'ndeki Pella/Hellen Cumhuriyeti'nde öldü. En önemli eseri olan Tarihler'i yaklaşık MÖ 430 yılında ve İon lehçesi ile yazdı (Herodotos,1904;Herodotos,2012).

[8] Parasang İran'da kullanılan tarihi bir yürüme mesafesi birimidir. Herodotos "[e]ğer kraliyet yolu parasang cinsinden doğru ölçülmüşse ve [bir] parasang otuz stadyuma eşitse, ki gerçekten de öyledir, Sardis'ten [Salihli/İzmir'den] Memnonia [Mısır'ın Teb şehrindeki Memnon Tapınağı] adı verilen kraliyet sarayına olan mesafe on üç bin beş yüz stadyumdur ve parasang olarak dört yüz ellidir; ve her gün yüz elli stadyum yol kat edenler için yolculuk, doksan gün sürer." (Herodotos,1904:292-293;Herodotos,2012:406) demektedir.

Göreceli bir birim olduğu için farklılıklar da taşır. Türkçeye fersah olarak çevrilmiştir ve 12.000 adımın veya 1 saatlik yola denk geldiği kabul edilmiştir. O zamanbir Arap fersahı yaklaşık 5,76 km'ye ve bir Fars fersahı ise yaklaşık 6,23 km'ye denk gelmektedir.

[9] Kitabın 1904 yılında yapılan İngilizce çevisinde "ferry" denilmektedir. Bu sözcüğün Türkçe karşılığı "feribot" veya "iskele" dir (Herodotos,1904:292). Türkçe çevirisinde ise "Bu bölgeyi gemilerin yüzebildiği dört ırmak sular; bunlar geçilmeden gidilemez." denilmektedir (Herodotos,2012:405). Ancak bu "ferry", büyük olasılıkla "dolap" dediğimiz bir tür suda işleyen ulaştırma sistemidir. Örneğin XIX. yüzyıllarda, Lale Adası ile Ayvalık arasında, belli bir ücret ödenerek binilen bir dolap çalışmaktaydı ve o müstecirden de vergi alınmaktaydı.

[10] Matiene kuzeybatı İran'da bulunan eski bir krallığın adı idi. Matienyalılar ise bu bölgede yaşayan halkın adı idi.

[11] CyrusAhameniş İmparatorluğu'nu kuran Kiros II.'dir. MÖ 600 ile MÖ 530 yılları arasında yaşadı. 

[12] Cissian, Ahameniş İmparatorluğu'un tarım açısından çok verimli olan bölgesiydi. 

[13] Susa, Dicle Irmağı'nın yaklaşık 250 km doğusunda bulunan Ahameniş İmparatorluğu'nun kışlık başkenti idi. İmparatorluğun ana başkenti Babil ve törensel başkenti ise Persepolis idi.

[14] Angareïon [ἀγγαρήιον], Ahamenişs İmparatorluğu'nda oldukça hızlı ve organize çalışan atlı posta sistemi. 

[15] Türkçe çeviriside Hephaistos olarak anılmaktadır (Herodotos,2012:659).

[16] Cubit, dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan uzunluğa eşit eski bir uzunluk ölçüsü birimidir Yaygın olarak kullanılan 1 Mısır cubiti yaklaşık 45,7 cm, 1 Kraliyet cubiti ise yaklaşık 53 cm uzunluğunda idi.

[17] Müntekim Ökmen tarafından yapılan Türkçe çevirisindeki dipnot şöyledir: "62. Bu heykeller kayaya işlenmiştir, bugün de yerlerinde durmaktadırlar. İzmir'den otuz kilometre kadar ötede Karnbel dağ zinciri üzerindedir. Bozulmadan kalmış olanı bir savaşçıyı gösterir, elinde bir yay ve mızrak tutar, başında taç, üstünde dizlerine kadar inen bir gömlek vardır. Ama bu heykeller Mısır sanatı belirtisi taşımazlar ve Sesostris'in anıtları değildirler (Sayce, sayfa 180, not 5)."(Herodotos,2012:165)

---
KAYNAKÇA

Doğan, A. ve Coşkun, M.E. (2022).
Vergilendirmenin tarihsel gelişim sürecinde öne çıkan vergi isyanları, 3(1), 28-41, Aydın: Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi.

Güneş, C. (2015).
Hıristiyan ideolojisi ve otarşi bağlamında Bizans ekonomisi, 7(2), 47-66, ?: History Studies Dergisi.

Güneş, C. (2018).
Bizans Anadolusu’nda askerî ve idarî bir sistem: thema sistemi (VII. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar) (Tez no. 537281) [Doktora Tezi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi].

Herodotos, -. (1904).
The histories of Herodotus, (çev.) Henry Gary, New York: D. Appleton.

Heredotus, -. (2012).
Tarih (8.b), (çev.) Müntekim Ökmen, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Muslu, G.Z. (2019).
Ahameniş dönemi yazıtları ve Persler (Tez no. 574838) [Yüksek Lisans Tezi, İnönü Üniversitesi].

Öncü, Fraiz (2018).
M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda Achaemenid (Tez no. 526908) [Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi].

Özkan Kılıç, S. (2011).
Pers hakimiyeti altında Batı Anadolu (Tez no. 287707) [Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Polat, E. (2022).
Pers Kral Yolu'nun Anadolu güzergâhları (Tez no. 742014) [Doktora Tezi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi].

Sarıkaya, S. (2016).
Anadolu'da Pers satraplık sistemi, -(4), 75-90, Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü Cedrus Dergisi, Antalya: Akdeniz Üniversitesi.

Sussely-Thareani,Y. (2007).
Ancient caravanserais: an archaeological view from ‘Aroer, 1(39), 123-141, Londra: The Journal of the Council for British Research in the Levant.

tr.wikipedia.org (31 Ocak 2026).
son erişim tarihi: 9 Mart 2026.

Yıldırım, E. (2024).
Perslerin Anadolu’daki vergilendirme sistemi, (yay. haz.) Abdullah Kaymak vd., XIX. Tarih Kongresi c.1 Eski Anadolu Uygarlıklar 3-7 Ekim 2022 Ankara, 151-166, Ankara: Türk Tarih Kurumu.

Yurdakul, A. (2019).
Tarihi ticaret rotalarının alternatif turizm faaliyetleri kapsamında turistik değerlere dönüştürülmesi: Kral Yolu-Frig vadisine yönelik bir öneri (Tez no. 556159) [Yüksek Lisans Tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi].

22 Haziran 2026 Pazartesi

Anadolu yol güzergahları 4: Hellen Göçleri Sonrası Yol Güzergâhları

(resim-01) Eski İzmir'den Aiol düzeni sütun başlığı.
(kaynak: facebook.com, Turkish Archaeological News).


Tunç Çağı (MÖ 3300-MÖ 1200), yaklaşık iki bin yılın ardından "bir anda" yok oldu. Gerek fakültedeki sanat tarihi derslerinde ve gerekse Oda'daki görevlerim sırasında -ve tabiki Ayvalık'a gelene kadar süren meslek yaşamım boyunca-, "bu bir anda yok oluşu", salt bir madenin "ergime sıcaklığı" ile ele almıştım. Yani uzun bir süre onu ergiten sıcaklığı sağlayan bir tür teknolojiyi düşünmüştüm [1].

2013 yılı sonrasında Ayvalık'ta yaptığım; okumalar, gözlemler ve araştırmaların bir bölümü, "deniz kavimleri", "kaos teorisi" ve "Anadolu'da yaşanan afetler" üzerine olmuştu. Hatta -sanırım- 2018 yılında yaptığımız bir söyleşi serisinde, "Ayvalık'ın kuruluş meselesi" adlı söyleşide bu kaos teorisine başvurararak bölgede XVI. yüzyıl sonrası yaşanan afetleri ele almıştım. 

Bugün hala çürütülemeyen bu sava göre, yaklaşık MÖ binli yıllarda ve aynı anda, hem "deniz kavimleri", yani Miken uygarlığını oluşturan ve bugün Hellen dediğimiz değişik gruplar verimli Anadolu coğrafyasına göç etti, hem bir dizi doğal afet yaşandı, hem uzun süren bir kuraklık yaşandı, hem yeni türden "virüsler" oluştu veya taşındı, hem "bir alfabe ve buna bağlı çivi yazısı" geliştiren ve buralarda yaşayan -belki de kadim- Anadolu halkları doğuya doğru göç etti, vs.

Bunların tümü MÖ binli yıllarda oldu...

Yetmezmiş gibi, yaklaşık 300 yıl süren "alfabesiz/yazısız" bir dönem de bunlara eklenince,  "karanlık dönem" denilen üç yüzyılı yaşadı, yerküre.

Bu dönemle ilgili çok başarılı ve "sayısız" eser yayımlandı, çevrildi ve yazıldı. Okur bunları bulmakta hiç zorluk çekmeyecektir. Yine de ben bu blogun kaynakçasını olabildiğince zengin tutmaya çalıştım.

Bir diğer konu ise, bundan sonra ilgilendiğim coğrafyaya döneceğim konusudur. Çünkü Anadolu üzerine hazırlanmış çok başarılı ve sayısız çalışma bulunmaktadır. Okur büyük olasılıkla bunların bir bölümünü de okumuştur. Bu blogdan itibaren, daha önce de belirtiğim dikdörtgene bağlı kalacak, yani: İzmir - Midilli Adası - Edremit Körfezi - Manisa arasındaki bölgeyi ele alacağım.

4. AİOLLER
Aioller, Antik Hellen ülkesinde yaşayan halklardan biridir. Büyük olasılıkla AiollerMÖ XI. yüzyılda önce Lesbos [Λέσβος] (Midilli) Adası'na geçtiler ve oradan da Kyme [Κύμη] (Aliağa) üzerinden Andolu'ya yayıldılar. Aioller aslen Tesalya [Θεσσαλία] ve Voiotia [Βοιωτία] halkındandır ve uzun süren bir göç hareketi yaşasalar da haklarında yapılan ilk bilimsel çalışma 1959 yılında olmuştur. Bu çalışmayı Hellen tarihi araştımacısı ve arkeolog Jean Bérard [2], İtalya'da yürüttüğü çalışmalar sırasında bulmuştur. 

(resim-02) Jean Bérard.
(kaynak: centrejeanberard.cnrs.fr
)

Antik Hellencede Αἰολίς (Aiolís) olarak yazılan bu halk ile, Homeros'un [3] Odysseia adlı destanında karşılaşırız. Eserin 10. bölümünde: 
"1. Böylece vardık Aiolos Adası'na. Hippotesoğlu Aiolos otururdu orada, ölümsüz tanrıların sevgilisiydi o. Yıkılmaz, tunçtan bir duvarla çevriliydi bu yüzden ada, kent oturtulmuştu göğe yükselen bir yalçın kaya üzerine. 5. Aiolos'un on iki çocuğu vardı konağında, altısı kızdı, altısı erkek, delikanlı çağında, oğullarına karı diye vermişti kızlarını Aiolos." (Homeros,2014.b:165)
demekteydi.

Aiollerözellikle Lesbos başta olmak üzere birkaç Ege adası ile Anadolu'nun Batı ve Kuzey-Batı bölgelerini kapsayan bir yere hakim oldular [4]. Bir başka deyiş ile: Mysia'nın Güney kısımları ile tüm İyonya ve Lidya'nın Doğu'sunu içermekte idiBurası kabaca: Troya - Midilli Adası - Manisa - İzmir arasında kalan bölge idi (harita-01).

(harita-01) Aiol Bölgesindeki yerleşmeleri gösteren harita.
(harita: HKK,2026)

AiollerMÖ XII. yüzyılın sonlarında Tesalya ve Kuzey-Doğu Yunanistan bölgesinden topluca göç eden ilk halk olmalı. Büyük olasılıkla Anadolu'ya doğru yapılan bu göç, Ege Denizi'ndeki Lesbos, Tenedos (Bozcaada) ve Moschonisia (Alibey Adası) üzerinden oldu. Yapılan güncel araştırmalara göre 300 yıl süren bu kolonizasyon çalışmasının MÖ IX. yüzyılın sonlarında tamamlandığı görülmektedir.

Bu da yaklaşık olarak, Truva Savaşı'na karşılık gelmektedir. Geleneksel kaynakların bazıları bu deniz halkları göç hareketine (veya kolonizasyonuna) Agamemnon'un [5] oğlu Orestes'in [6] liderliğini yaptığını, bazıları ise Menestheus'un [7] liderlik yaptığını ve Anadolu'daki Elaea [8] şehrini inşa ettiğini söylemektedir.

Bu hareket daha sonra Dorların ve İonların göç dalgaları ile devam etti.

Aiol Şehirleri
Aiol Dodekapolisi (Δωδεκάπολις), yani on iki şehirden oluşan konfederasyonu şuydu: Timnos (1), Notio (2), Smyrna (3), Aegirosessa (4), Neo Teichos (5), Larissa (6), Kyme (7), Myrina (8), Gryneion (9), Aigai (10), Pitani (11) ve Killa (12). En büyük (veya en önemli) kent Killa idi. Bu konfederasyonun dini merkezi Gryneion'daki Apollo tapınağıydı (harita-02). Bu kentlerden Smyrna, Ion göçleri sonrasında birlikten ayrıldı ve Ion Dodekapolis'ine katıldı.

(harita-02) Aiol Bölgesi yerleşmeleri.
(harita: HKK, 2026)
Strabon ise, Aiol şehirlerini kuzey ve güney olarak ikiye ayırır. Daha kuzeydeki bölümü, Troas bölgesi olarak adlandırır ve Skepsis (1)Kebrëně (2)Neandreia (3)Assos (4)Gargara (5)Antadros (6) ile Pitya (7) şehirlerini sayar. Güney bölümü ise, Caicus ve Ermus nehirleri arasındaki bölge olarak sunar (harita-03)

(harita-03) Strabon tarafından belirtilen Aiol Bölgesi yerleşmeleri.
(harita: HKK, 2026)

Büyük olasılıkla, Anadolu'ya geçmeden önce Lesbos'ta Mytilene, Mithymna, Eressos, Pyrrha, Arisbe, Antissa ve Tenedos gibi yerleri kurmuş olmalılar.

Rahmetli Senan, 26 Şubat 2012 yılında yazdığı "Aiolis Antik Kentleri" adlı blogunda Aiol kentlerine değinir ve şunları sayar: Pitane, Elaia, Gryneion, Akhaion Limen, Myrina, Tisna, Kyme, Aigai, Larissa, Neon Teikhos, Temnos, Notion, Palaudis, Herakleia, Melanpagos, Armanda, Moronda, Panaztepe, Memanimenos, Kordolio, Palaia Smyrna, Killa, Itale, Posideia, Parparon, Lesbos.

DEVAM EDECEK ...

ÖNCEKİ BLOG > 


---
DİPNOTLAR

[1] Daha önce yazmış olabilirim, kusura bakmayın ama yine de tekrar etmekte fayda var: Cilalı Taş Devri'nden, yani yaklaşık MÖ 5000'den sonra, özellikle "silah" yapımında kullanılan metallerle adlandırılan dönemler devreye girmişti.

Bir tür madencilik etkinliği olan bu üç dönem sırasıyla şunlardı:
1. Bakır Çağı (yaklaşık MÖ 5000-MÖ 3000),
2. Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 3000-MÖ 1200),
a. Erken Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 3000-MÖ 2000),
b. Orta Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 2000-MÖ 1600),
c. Genç Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 1600-MÖ 1200),
3. Demir Çağı (yaklaşık MÖ 1200-MÖ 500),

Bakır (Cu), yaklaşık 1085 °C'da ergimekte ve kendi başına doğada bulunduğundan ötürü pek çok eski uygarlık tarafından da kullanmış idi. Anadolu, zengin bakır yataklarına sahip olduğu için, uygarlıkların çoğu burada kuruldu. 

Tunç -Fransızca > bronz- bakırın değerli bir alaşımıdır. Bakırın ergitilerek, Kalay (Sn) veya Arsenik (As) metalleri ile alaşım yapması ile elde edilir. Yaklaşık 1085 °C'da elde edilir.

Demir (Fe) ise yaklaşık 1538 °C'da ergir.

[2] Jean Bérard1908-1957 yılları arasında yaşamış Fransız tarihçi ve arkeolog idi. Babası diplomat ve politikacı Victor Bérard, annesi Alice Francine Elisa Colin idi.  L'École normale supérieure'de okudu ve 1941 yılında, Bibliographie topographique des principales cités grecques de l’Italie méridionale et de la Sicile dans l’Antiquité [Antik Çağda Güney İtalya ve Sicilya'nın başlıca Yunan şehirlerinin topografik bibliyografyası] adlı doktora tezini verdi. Tezi üzerine birçok çalışma yapıldı. Aynı yıl Truva Savaşı'nın dönemlendirilmesi çalışmalarına başladı ve yaklaşık on iki yıl süren olaylar hakkında doğru bir tarihlendirme oluşturdu. 1943 yılında, ENS akademisyeni olan Suzzane Janin ile evlendi. 1952-1955 yılları arasında Kıbrıs adasında kazılar yaptı. 21 Temmuz 1957 tarihinde Beaune (Fransa)'da geçirdiği bir trafik kazası sonrasında genç yaşta öldü. 

İtalya'da çalışırken Umberto Zanotti Bianco gibi önde gelen İtalyan anti-faşist entelektüellerle tanıştı ve 1938 yılında Histoire du fascisme italien [İtalyan Faşizminin Tarihi] adlı kitabı Fransa'da toplatıldı ve "imha edildi". 

[3] Homeros, varlığı tatışmalı bir Hellen ozan idi. Yaklaşık MÖ IX. yüzyılda İzmir'de doğduğu ve Sakız’da yaşadığı sanılmaktadır (Thomson,2007:535-536). Kimi Osmanlı dönemi yazarları babasının bilinmediğini ve annesinin adının ise Kritayis [Κριτάις] olduğunu yazmışlardır (Taşkent,2023:43). Heredotos'un: “benden herhalde dört yüz yıldan daha eski değildir” biçiminde yazdığından kaynaklı olarak Homeros'un, yaklaşık MÖ 885 yılında doğmuş olduğu da sanılmaktadır (Heredotos,2012:145). Adının Hellence harflerle yazılışı olan Ὅμηρος sözcüğünden yola çıkarak onun bir köle olduğunu savunan tarihçiler de bulunmaktadır. Bir başka bilinemez konu da körlüğü hakkındadır (Homeros,2014.a:xii). Bazı araştırmacılar, onun yarattığı veya derlediği, yaklaşık 16.000 dizeli İlyada ve yaklaşık 12.000 dizeli Odysseia destanlarında, Hellencenin hem Ion ve hem de Aiol lehçelerini kullanılmasından yola çıkarak asla yaşamadığını; kimi araştımacılar ise, İlyada'yı gençliğinde Odysseia'yı ise yaşlılığında yazdığından dolayı lehçe farkları olabileceğini yazmışlardır. Elbette, Homeros'un ölüm tarihi de belirsizdir (Homeros,2014.a:i-xiv).

[4] AE´OLIS (Αἰολίς, Aeolia), Küçük Asya'nın batı kıyısında yer alan ve Strabon tarafından daha geniş Mysia bölümüne dahil edilen bir bölgedir. Aeolis'in sınırları, antik coğrafyacılar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Strabon (s. 582) [Türkçe çevirileri ile karşılaştırma yapamadım], Hermus Nehri ve Foka'yı Aeolis'in güney sınırları, İyonya'nın ise kuzey sınırları olarak belirler. (s. 586) Şöyle gözlemde bulunur: “Homeros'un Aeolis ve Truva'yı bir araya getirmesi ve Aeolialıların Hermus'tan Kyzikos civarındaki kıyıya kadar tüm ülkeyi işgal edip şehirler kurması gibi, ben de Hermus'tan Lectum'a kadar uzanan ve şimdi doğru bir şekilde Aeolis olarak adlandırılan bölge ile Lectum'dan Aesepus'a kadar uzanan bölgeyi bir araya getirerek tanımımı eksik yapmayacağım.” Bu nedenle, Aeolis, adıyla müsemma olarak, Adramyttium Körfezi'nin kuzey girişindeki Lectum burnuna kadar uzanıyordu. Adramyttium Körfezi, İlion'un bulunduğu dağlık bölgenin güney kıyısı, Lesbos adası ve Adramyttium'un güneyinden güneybatıya doğru uzanan Aeolis kıyısı tarafından oluşturulmuştur. Kıyı düzensizdir. Adramyttium Körfezi'nin güneyinde, kuzey ucunda çok sayıda küçük adadan oluşan Hecatonnesi adaları ve güney sınırında Lesbos'un güney ucuna en yakın olan anakaranın çıkıntı noktası bulunan bir girinti vardır. (abç.) Phocaea şehrinin bulunduğu yarımada, kuzeyde Cume Körfezi'ni güneyde İzmir Körfezi'nden ayırır. Cume Körfezi, Evenus ve Caïcus nehirlerini alır. Eski Aiolya şehirlerinin toprakları, Hermus'tan Calïcus'a kadar kuzeye doğru uzanıyor ve kıyı şeridini ve 10-12 mil [16,09-19,31 km] iç kesimlere kadar uzanan bir alanı kapsıyordu. Adramyttium Körfezi ile Caïcus arasında şu kasabalar bulunuyordu: Bir burun üzerinde yer alan Cisthene (Κισθήνη, Chirin-koi), Strabo zamanında ıssız bir yerdi. Cisthene'nin yukarısında, iç kesimlerde bir liman ve bir bakır madeni vardı. Daha güneyde Coryphantis (Κορυφαντίς) [Keremköy], Heracleia (Ἡρακλεία) [Ayvalık] ve Attea (Ἅττεα, Ajasmat-koi) [Altınova, Ayvalık] bulunuyordu. Coryphantis ve Heracleia bir zamanlar Mytilenaealılara [Midlli Adası'ndaki halk] aitti. (abç.) Herodotos (1.149) [Türkçe çevirisi ile karşılaştırmadım], bu Aiolyalıların sahip olduğu bölgeyi, İyonya konfederasyonunun şehirlerinin bulunduğu bölgeden daha verimli, ancak iklim bakımından daha aşağı olarak tanımlar. Şu 11 şehri sıralar: Cume (Phrikonis olarak da adlandırılır); Lerissae, Neon Teichos, Temnus, Cilla, Notium, Aegiroessa, Pitane, Aegaeae, Myrina ve Grynexa. Başlangıçta bunlardan biri olan ve 12. şehir olarak sayılan Smyrna, İyonyalıların eline geçti. Herodotos, bu 11 şehrin, İda'dakiler hariç, anakaradaki tüm Aiolyalı şehirler olduğunu söyler; "çünkü bunlar ayrıdır" (1.151); ve başka bir yerde (5.122) Herodotos, İlyas'ta veya İlion bölgesinde yaşayan insanlara Aiolialılar der." (Smith,1854:53).

[5] Agamemnon (Αγαμέμνονας), mitolojisiye göre Miken Kralı'dır ve Sparta Kralı olan Menelaos'un büyük kardeşi, orduları Troya Savaşı'na götüren kumandan idi.

[6] Orestes (Ὀρέστης) Troya Savaşı'nda savaşan Miken kralı Agamemnon ve Klytemnestra'nın oğludur. Homeros'un Odysseia destanına göre: Orestes'in babası Agamemnon, Troya Savaşı'na giderken gemisi iyi bir rüzgâr alması için kızı İphigenie'yi tanrı Artemis'e kurban etmek ister, ancak karısı Klytemnestra buna karşı çıkar. Ama O, kararından vazgeçmez ve kızını kurban eder. Kız, tanrıça tarafından kurtarılır ve yerine bir dişi geyik kurban edilir. Ancak Klytemnestra bu duruma çok kızar ve Agamemnon savaşta iken, Agememnon'un kuzeni Aegisthus ile 12 yıl süren bir aşk yaşar. Kral savaştan döner ancak, karısı da onu öldürmeyi kafasına koymuştur. Çok sıcak karşıladığı kocasını, banyodayken bir balta ile öldürür. Bu sırada 12 yaşında bir çocuk olan Orestes, Parnassus dağı'nda kaçar. 8 yıl sonra öldüğü söylentisi yayılır. Orestes, annesi ve annesinin sevgilisini öldürür. Son olarak kız kardeşini de kurtarır. (Homeros,2014.b:4)

[7] Menestheus (Μενεσθεύς), Troya Savaşı sırasında Atina'nın efsanevi kralı idi.

[8] Elaea (Ἐλέα), bugün Zeytindağ, Bergama / İzmir olarak anılan bir yerleşmedir. Pergamon'un limanı olarak hizmet veriyor idi.

---
KAYNAKÇA

Alpaslan, H.İ. (11 Temmuz 2018).
son erişim tarihi: 22 Nisan 2026.
 
Armağan, M.E. (2014).
Aigai (Aiolis) kazısı Bizans Dönemi seramik buluntuları (Tez no. 370683) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi].

Arseven, M. (2013).
Larisa'da (Buruncuk) bulunan arkaik taş mimari eserler (Tez no. 335911) [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi].

Arslan, M. (2022).
Aiolis kentleri ve mimari öğeleri (Tez no. 736418) [Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi].

Bektaş, G. (2011).
Thrakia, Troas, Aiolis, Ionia ve Mysia bölgelerinden toplanan keramik: Prof. Dr. Aşkıdil Akarca'nın 1950-1980 gezilerinden bir değerlendirme (Tez no. 736418) [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Cengiz, D. (2024).
Tisna bulguları ışığında Aiolis bölgesi demir çağ mezar tipleri ve ölü gömme gelenekleri (Tez no. 885887) [Yüksek Lisans Tezi, Adnan Menderes Üniversitesi].

Ceylan, A. (2018).
Demir Çağı'nda Aiolis Bölgesi kolonizasyon faaliyeleri (Tez no. ?7) [Lisans Tezi, Ege Üniversitesi]. 

Çelebi, A. (2025).
Hellenistik ve Roma dönemi Aigai (Aiolis) heykeltıraşlık eserleri (Tez no. 923097) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi]. 

Drews, R. (2014).
Tunç Çağı'nın sonu askeri değişim ve Antik Akdeniz'de çöküş, (çev.) Tolga Ersoy ve Gürkan Ergin, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Ekin, Ç. (2016).
Ege göçleri sonrası Ön Asya'nın siyasi durumu (Tez no. 440756) [Yüksek Lisans Tezi, Sütçü İmam Üniversitesi].

Ergün, D. (2023).
Aigai (Aiolis) Bouleuterionu Hellenistik Dönem Seramiği (Tez no. 812233) [Yüksek Lisans Tezi, Celal Bayar Üniversitesi].

Eroğlu, G.C. (2019).
Aigai (Aiolis) kuzey kapısı (Tez no. 586400) [Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi].

Eroğlu, M. (2019).
Aigai'deki (Aiolis) endüstriyel üretime ait taş donanımlar (Tez no. 586399) [Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi].

Erol, A. (1999).
Aiolia, İonia, Karia, Lykia, Pisidia, Pamphylia, Kilikia bölgesi çeşme yapıları (Tez no. 81537) [Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi].

Esin, K. (2019).
Aiolis'te kültler (Tez no. 536861) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi].

Herodotos, -. (2012).
Tarih (8.b), (çev.) Müntekim Ökmen, İstanbul: TİBKY.

Homeros, -. (2014.a).
İlyada (2.b), (çev.) Azra Erhat ve A. Kadir, İstanbul: TİBKY.

Homeros, -. (2014.b).
Odysseia, (çev.) Azra Erhat ve A. Kadir, İstanbul: TİBKY.
 
Karaca, K. (2022).
Antik Çağ'da Batı Anadolu'da ( Troas, Aiolis ve İonia) kremasyon (Tez no. 770607) [Yüksek Lisans Tezi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi].

Kendirci, R. (2013).
Filistin ve çevresinde ele geçen aiol stil başlıklar (Tez no. 326095) [Yüksek Lisans Tezi, Sıtkı Koçman Üniversitesi].

Köksal, H.K. (24 Mart 2026).
son erişim tarihi: 21 Nisan 2026.

Mater, G. (2024).
Larisa'daki (Aiolis) antik taş ocaklarında yöntem ve sürece ilişkin tespitler (Tez no. 912726) [Doktora Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi].

Öncü, Ö.E. (2013).
Aiolis bölgesi Arkaik Dönem mimarisinde pişmiş toprak çatı elemanları (Tez no. 328584) [Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Senan, E. (26 Şubat 2012).
son erişim tarihi: 21 Nisan 2026.

Smith, W. (1854).
Dictionary of Greek and Roman geography v.1, Boston: Little Brown and Company.

Strabon, -. (2000).
Antik Anadolu coğrafyası : (Geographika: XII-XIII-XIV) (4.b), (çev.) Adnan Pekman, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları.

Taşkent, A. (2023).
Homeros’un tercüme-i hâli: 19. ve 20. yüzyılda Osmanlı-Türk aydınlarının gözüyle Homeros biyografisi, 18(140), 37-47, İstanbul: Millî Folklor Dergisi.

Thomson, G. (2007).
Eski Yunan toplumu üstüne incelemeler : tarih öncesi Ege, (çev.) Celâl Üster, İstanbul: Homer Kitabevi.

Türker, İ.M. (2023).
Eski Smyrna'da ele geçen küçük Aiol başlıkları (Tez no. 823698) [Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi].

Yüksel, E. (2012).
17. yüzyılın sonu, 18. yüzyılın ortası ve 19. yüzyılın başında yabancı seyyahların gözünden Batı Anadolu antik kentleri (Tez no. 327392) [Yüksek Lisans Tezi, Adnan Menderes Üniversitesi].