Ege yol ağları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ege yol ağları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2026 Pazartesi

Anadolu yol güzergahları 6: Roma Dönemi Yolları

(resim-01) Troya yerleşmesinde bulunan Roma Yolu parçası.
(kaynak: troycultureroute.com)

Roma uygarlığı MÖ 8. yüzyılda, İtalya Yarımadası'nda "şehir devleti konfederasyonu" olarak kurulan; monarşi, oligarşi, cumhuriyet ve otokratik imparatorluk evreleri yaşadıktan sonra yaklaşık 476 yılında veya 1453 yılında yıkılan bir devlet idi. Kurulan bu "rejim", Batı ve Doğu olarak 395 yılında ikiye bölündü ve Batı Roma Devleti 476 yılında, Avrupa ve Kuzey Afrika'da yeni ülkeler kurularak yıkıldı. Bizans İmparatorluğu olarak adlandırdığımız, Roma'nın Asya ve Doğu topraklarında kurulan Doğu Roma Devleti ise 1453 yılına kadar varlığını korudu (harita-01).

(harita-01) Bu harita bir "animasyon GIF" dir ve yaklaşık 2200 yıl süren
Roma uygarlığının tüm evrelerini sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Haritaya
göre Roma ardıl devletleri 1461 yılında tarih sahnesinden çekimiştir.
(kaynak: wikimedia.org)

Birçok gelişmeye tanıklık etmiş ve "çok uzun sürmüş" bu uygarlıkla ilgili ve nerdeyse tümü başarılı "sayısız eser" yazıldı. Okur Roma uygarlığı veya İmparatorluğu hakkında yazılmış eserlere erişim konusunda sıkıntı çekmeyecektir. Ben sedece, isteyen okurlar için Eskişehir Orhangazi Üniversitesi tarafından hazırlanan ve yıllara bağlı olayları gösteren bir kronojiyi vermekle yetineceğim [isteyen okur kronolojiyi buradan  indirebilir].

Daha önce "Tabula Peutingeriana'da Ayvalık yakın çevresi" adlı blogumda da yazmıştım;  
"... Roma İmparatorluğu kara yollarına, Latince "viae" demekteydi. Bu sözcük; taşıma, getirme ve götürme anlamına gelen Latince "vehere" adından türetilmişti. Viae'lerin yapım ve bakımında büyük deneyimler kazanan Romalılar, bu yolları öncelikle atlar ve atlı arabalar için tasarlamışlardı. Atlı arabalar ticari ve yönetsel alanda olduğu kadar aynı zamanda Roma askerlerinin de çabuk ve emniyetli sefer yapmalarını sağlıyordu. Bu yollar aynı zamanda, İmparatorluğun çöküşüne de neden olan saldırı ve isyanları da teşvik etti.

Roma yolları bir özel "yol adı" alırdı. Bu ad, çok kez olduğu gibi yolun yapımına karar veren yetkilinin adı olurdu. Yolun kaplamasını tümden değiştiren veya yol güzergahını farklılaştıran kişinin adı da yola verilebilirdi. Bu durumda yolun eski adı değişirdi. 

[Bu yollar üçe ayrılır dı;]
1. Viae publicae (kamu yolları), viae consulares (yabancı üikelere giden yollar), viae praetoriae (muhfız yolları), viae militares (askeri yollar). Bu yollar kamu giderleriyle inşa edilen ve bakımı yapılan, arazisi devlete ait olan kamuya ait ana yolları içeriyordu.

2. Viae privatae (özel yollar), viae rustikae (kırsal yollar), viae glareae (taşlıklar), viae agrariae (çiftlik yolları). Bu yollar toprakları kendilerine ait olan ve bunları kamu kullanımına tahsis etme yetkisine sahip olan özel kişiler tarafından inşa edilen özel veya kırsal yolları içeriyordu. 

3. Viae vicinales (köy yolları). Bu yollar köylerde, bölgelerde veya kavşaklarda bulunan ve bir yerleşim yerine veya köye doğru giden yolları kapsıyordu. Bu tür yollar ya bir ana yola ya da ana yolla doğrudan bağlantısı olmayan diğer komşu yollara bağlanıyordu. Bunlar, kamu veya özel fonlar veya malzemelerle inşa edilmiş olmalarına göre kamu veya özel olarak kabul ediliyordu.

Öncelikle Roma yol inşaatı yapımcıları, standart bir genişlik hedeflemişlerdi. Roma yolları fiziksel olarak 3,25 mt ve daha genişti ve tekerlekli araçlar için planlanmıştı. Ancak yollar 1,10 mt ile 7 mt arasında inşa edildi. Bir dizi doğal afet nedeniyle yollar bugün çok engebeli görülse de zamanında çok daha düz bir yüzeyle inşa edilmekteydi. Bu, inşaat maliyetlerini artırıyordu ancak yol bakım giderlerini de en azda tutuyordu. Birçok yol uzun bir cetvel gibi düzdü, ancak Romalı tasarımcılar eğimi de kullanıyorlardı. Normal arazide %10-12, dağlık bölgelerde ise %15-20 eğimi kullanıyorlardı. 

Yollar yalnız niteliklerine göre değil, aynı zamanda yapımında kullanılan malzemelere ve izlenen yöntemlere göre de ayrı adlar alıyordu. Yine Ulpian'ın sınıflandımasına göre bu yollar:
1. Via terrena: Düzleştirilmiş ve sıkıştırılmış topraktan yapılmış düz yol.
2. Via glareata: Çakıllı yüzeyli toprak yol.
3. Via munita: Çokgen bloklarla veya volkanik kayalarla inşa edilmiş yol.

Hem askeri ve hem de ticari etkinlikler için kullanılan yolların, planlaması ve inşası ciddi bir özen gerektirmekteydi. Bir kısmı günümüze kadar ulaşan bu yolların "en kesitleri" şöyle idi [(resim-02)]:

(resim-02) Roma karayolları yapımını gösteren bir en kesit.
(kaynak: kolibri.teacherinabox.org.au
).

A - Düzleştirilmiş ve sıkıştırılmış doğal toprak.
B - İri çakıllar ile oluşturulan stabilize zemin, statumen.
C - Kırık taşlardan ve kireçten yapılan bir tür grobeton, audits.
D - Kırık çömlek parçaları ve kireç karışımı ile oluşturulan bağlayıcı yatak, nucleus.
E - Silis ya da traverten çokgen bloklarla yapılan kaplama tabakası, dorsum. Bu katman yağmur veya suyu uzaklaştırmak için eğimli olarak tasarlanmıştır.
F - Yolun her iki tarafında yükseltilmiş yaya kaldırımı, crepido veya margo.
G - Kenar taşı, umbones.

Bu en kesitin canlandırma resmi ise şöyledir [(resim-03)]:
(resim-03) Roma yol yapımı canlandırması.
(kaynak: facebook.com)
... [Çalıştığım] bölgedeki Roma yolu hakkında British Institute'nün geliştirdiği harita ise şöyledir [(harita-02)] (a. bkz. French,2016:24)
(harita-02) Roma yollarını gösteren harita.
(kaynak: French,2016:24)
Bölgeden yani Ayvalık ve yakın çevresinden geçen, Perinthos [Πέρινθος]  (Marmaraereğlisi)'nden başlayan, dört Roma İmparatorluğu yolu [daha] bulunmaktaydı. Bunlar:
1. Viae Vateria,
2. Viae Asiana,
3. Viae Galectica ve
4. Viae Augusta Nova idi [(resim-04)].

Bu yollar, viae Egnatia ile bugün Arnavutluk olarak anılan bölgede kurulu Dyrrhachium Thema'sına ve viae Domitiana ile bugün Meon bataklığı olarak anılan, Don Nehri kıyılarındaki Tanais [Τάναϊς]'e bağlanıyordu. Ayrıca bu yol sistemi, Marmaraereğlisi'nden ayrılan viae Militaris ile Trakya üzerinden Avrupa'ya da bağlanılıyor idi.
(resim-04) İncelenen bölgeden geçen dört Roma yolunu gösteren harita.
(kaynak: informationisbeautifulawards.com)
Anadolu'da çok sayıda bağımsız olarak inşa edilmiş yollarda vardı, ancak bunlar arasında bağlantılar kuran ve bunu yol sistemi diyebileceğimiz bir ağa dönüştüren Roma İmparatorluğu oldu. Daha önce bu ağın kurulamaması, Anadolu'daki devletler arasındaki güç dengesi kurma çabaları veya Anadolu coğrafyasını tümüyle kapsayan bir yapının -örneğin bir imparatorluğun- yokluğundan kaynaklı olabilir.

Roma İmparatorluğu, I. yüzyılın sonlarında Avrupa'yı doğuda Fırat Nehri'ne ve güneyde Kuzey Afrika'ya bağlayan ana yollar aracılığıyla topraklarını genişlettiğinde, Anadolu'da sistematik ve kapsamlı bir iletişim ağı geliştirildi. II. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, bu yol ağı, Anadolu'da yönetim ve politika gelişimi için hayati önem taşıyan güzergahları oluşturdu. Romalılar, II. ve III. yüzyıllarda kullanılan doğu-batı güzergahlarını korudular ve daha da geliştirdiler. Yol yapımına devam ettiler ve İmparatorluk döneminde Anadolu'da döşeli yollar oluşturdular. 

Anadolu'da ilk Roma yolunu MÖ 129 - MÖ 126 yılları arasında Manius Aquillius'un ... inşa ettiği bilinmektedir. Anadolu'nun bazı kısımları MÖ birinci yüzyıl boyunca kademeli olarak Romalıların egemenliği altına girdi ve yeni yollar inşa edildi. MS birinci yüzyılda ise Anadolu'nun tüm illerinde ticari ve askeri amaçlarla yeni yollar inşa edildi. İstanbul, Kalkedon (Kadıköy)'dan Ancyra (Ankara) üzerinden Kilikya Kapıları'na veya Caesarea (Kayseri) üzerinden Fırat'a uzanan kuzey yolları, MS birinci yüzyılın sonlarına ve ikinci yüzyılın başlarına doğru önem kazandı. Yeni yolların inşası sonucunda Bitinya, Pamfilya, Likya, Galatya, Kilikya, Kapadokya ve Pontus illerinde yeni yollar oluşturuldu. Romalılar, hangi şehir ve yerleşim yerlerinin askeri açıdan en büyük öneme sahip olduğunu dikkate alarak yol yapımına veya onarımına öncelik verdiler. Sonuç olarak, Anadolu şehirleri arasında askeri erişilebilirliği mümkün kılan ve insanların ve malların illerden sınırlara ve siyasi merkezlere hareketini sağlayan güzergâhlar boyunca istasyonlar ve garnizonlar inşa edildi (French,2012.a vd.).

Anadolu'daki ana Roma yol ağının tam gelişimi IV. yüzyıldan sonra gerçekleşmiş gibi görünüyor. Mevcut yolların bakımı da Roma imparatorları tarafından önceliklendirilmişti ve kilometre taşları, gerçekleşen tüm onarımlar hakkında bilgi verdiği için önemlidir. ..."
(Köksal,24 Mart 2026)

Roma yolları ve "mesafe taşları" konusunda yürütülen "müthiş" bir çalışma, 2012 yılından itibaren Ankara'da merkezi bulunan British Institute of Archaeology tarafından kitap haline getirildi ve David H. FrenchKüçük Asya'daki Roma yolları ve kilometre taşları [Roman roads & milestones of Asia Minor] adı ile 10 cilt olarak bu çalışmayı yayımladı (French,2014 ve French,2016) (resim-05)

(resim-05) Roman roads & milestones of Asia Minor'ün 
birinci cildinin kapağı.
(kaynak: HKK,2026)


Çalışma "müthiş" idi çünkü; Enstitü, bibliyografyasında sunduğu kaynaklar üzerinde bir yüz yılı aşan süre boyunca muazzam bir tarama yapmış, onlarca yıl boyunca tüm Anadolu coğrafyasını gezmiş, çizmiş ve fotoğraflamış sonra ise, "gerçeğe en yakın biçimi ile" Roma Yol Ağını belirlemişti.   

Benim çalışma alanım olan Çanakkale-Balıkesir-Manisa-İzmir "dikdörtgeni" olduğu için, özetle tanıttığım bu çalışmadaki D1, D4, D5, D6E1 ana güzergâhları ve bunarla ilişkili yan güzergâhları ele alacağım.

D1 - Ephesus - Pergamum - Lampsacus - Cyzicus arası güzergâh:
Güzergâh Selçuk, İzmir yakınlarındaki Kuşini Mağarası'ndan (Pranga Çiftlik Köyü) başlamaktadır. Şimdi mağara haline gelen bu maden ocağı yıllar boyunca Efes'te kullanılan beyaz memerlerin çıkarıldığı ocak idi (resim-06).

(resim-06) Kuşini Mağarası Selçuk, İzmir.
(kaynak: tr.wiki
loc.com)

Büyük olasılıkla bu mermerler önce Ephesus kentine geliyor sonra belki gemiler ile başka bölgelere gönderiliyordu. Varsayımsal güzergâha yapılan bir ek te "varsayımsal Efes Limanına" dairdir. 

Bulunan "mesafe taşlarına" (milestones) göre çıkartılan D1 güzergâhı 27 yerleşmeden geçmektedir. Bu yerleşmeler şöyledir:
01. Selçuk, Pranga Çiftlik
02. Belevi
03. Sağlık
04. Yeniköy
05. Șehitler 
06. Torbalı
07. Kușcuburnu
08. Gaziemir 
09. İzmir 
10. Menemen 
11. Aliağa 
12. Kazıkbağları
13. Dereiçi
14. Kurfallı 
15. Ovacık
16. Așağı Kırıklar
17. Dikili
18. Armutova
19. Avcılar 
20. Ayvacık
21. Kızılköy
22. Türkmenli
23. Çanakkale
24. Misakça
25. Șirinçavuș
26. Beyköy
27. Edinci

Haritada "saydam siyah" olarak belirtilen liman bölgesi, -beki de yaklaşık 1500 yıl boyunca- alüvyon birikmesi ile dolan ve bu nedenle denize doğru genişleyen kara parçasıdır (harita-03). Okur Yoncaköy veya Özdere'ye doğru yapacağı kısa bir gezintide bile bu alüvyon meselesini gözlemleyebilir.

(harita-03) D1 Yolu Ephesos-Belevi (Belevi Mausoleumu) arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

Yol güzergâhı büyük olasılıkla MÖ IV.yüzyılda yapıldığı düşünülen Belevi Anıtmezarı'nın önündeki sazlığın yanından geçmekteydi (resim-07).

(resim-07) Belevi Anıtmezarı ve önündeki sazlığı gösteren
bir canlandırma resim.
(kaynak:He
inz,2017)

Yol Belevi'nden Kuzey'e dönmekte, Metropolis [1] ve Symirna Antik kentlerini geçmekteydi (harita-04).
(harita-04) D1 Yolu Belevi-İzmir arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

Yol Symirna'dan itibaren karaya paralel olarak devam etmekte ve Cyme'ye ulaşmaktaydı (harita-05).

(harita-05) D1 Yolu İzmir-Kazıkbağları arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

D1 Yol güzergâhı Kazıkbağları yerleşmesi sonrasında Pergamum ve Elaea'ya uğramaktaydı (harita-06).

(harita-06) D1 Yolu Kazıkbağları-Bergama-Dikili arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

D1 Yolu Elaea'den sonra denize paralel olarak ilerler ve Adramittium'u geçerek Troas'a doğru ilerler. Güzergâh varsayımında yol düz gitmemekte, Assos'a uğramak için Ayvacık'tan D58 yolu (haki yeşili yol) ile yeniden denize doğru sapmaktadır (harita-07).

(harita-07) D1 Yolu Dikili-Ayvacık arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

Anımsarsanız bu güzergahı "Tabula Peutingeriana'da Ayvalık yakın çevresi" adlı blogumda da ele almıştım. Tabula Peutingeriana'da Ayvalık > Elatia (Herakleia), Altınova > Attalia, Keremköy > Corifanio (Coryphas) ve Edremit > Adramitio olarak anılmakta idi. Ama bu haritanın orijinali olmadığı da bir gerçektir. Harita, 1508 yılında Konrad Peutinger'in miras yoluyla bu belgeyi edinmesi ile gün yüzüne çıkmıştır.

D1 Yolu Ayvacık'tan sonra Kuzey'e yönelmektedir. Üç bağlantı noktasında ise; D58 (yeşil yol) ile Kızılköy'den Alexandria Troas'a, D59 (kırmızı yol) ile Çanakkale'den Ilium'a ve D60 ile (lacivert yol) Abydus'a bağlanmaktadır (harita-08).

(harita-08) D1 Yolu Ayvacık-Çanakkale arası.
(kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

D1 Yolu Lampacus'a kadar düz gittikten sonra Marmara Denizi'nin paralelinde Cyzicus'a kadar varmaktadır (harita-09).

(harita-09) D1 Yolu Çanakkale-Lapseki-Erdek arası.
(
kaynak: French,2014:23-24 | harita: HKK,2026)

D4 - Pergamum - Apollonia - Hadrianuthera - Cyzicus arası güzergâh:
Bulunan "mesafe taşlarına" göre çıkartılan D4 güzergâhı 2 yerleşmeden geçmektedir. Bu yerleşmeler şöyledir:
01. Bergama, Pașaoğlu Çiftlik
02. Köseresul

D4 Yolu Cyzicus (Erdek, Balıkesir)'dan başlayıp Hadrianuthera (Balıkesir) ve Apollonia (Sarıca, Bergama, İzmir)'yı geçerek Pergamum (Bergama, İzmir)'da bitmektedir. 

Güzergâh Cyzicus'dan yaklaşık 20 km sonra C1 (kahverengi yol) güzergâhı ile Uluabad Gölü'nün Kuzey'ini izleyerek -ad benzerliği- Apollonia (Gölyaka, Bursa) üzerinden Prusa ad Olympum (Bursa)'a bağlanır. Aynı yol üzerinden yaklaşık 50 km sonra C6 (mor yol) güzergâhı ile Miletopolis (Mustafakemalpaşa, Bursa) üzerinden, gölün Güney'ini izleyerek te Bursa'ya bağlanılmaktadır. Yol Hadrianotherae üzerinden D56 (pembe yol) ile Hadriania (Dursunbey, Bursa)'ya ve D55 (kırmızı yol) ile Batı'ya dönmekte ve Adramytteion (Burhaniye, Balıkesir)'a, dolayısı ile D1 yoluna bağlanmaktadır (harita-10).

(harita-10) D4 Yolu Erdek-Çayırhisar-Sarıcalar-Bergama arası.
(kaynak: French,2014:24 | harita: HKK,2026)

D5 - Smyrna - Magnesia ad Sipylum - Thyatira arası güzergâh:
Çok önemli bir yol olmasına karşın bu güzergâhta bir adet mesafe taşı bulunmuştur. Bu güzergâh İzmir ile Akhisar arasında bağlantı sağlayan bir yoldur ve imparatorluk öncesinde de bu yol kullanılmıştı. 

Dönemi boyunca önemli bir yerleşme olan Thyatira (Akhisar) bir çok yerleşmeye de bağlantılı idi. Bunlar şunlardı: D31 yolu (lacivert yol) ile Apollonia (Sarıca, Bergama, İzmir), D32 yolu (açık turuncu yol) ile Stratonicia (Siledik Köyü, Kırkağaç, Manisa)'ya, D33 yolu (koyu kırmızı yol) ile Attalia (Selçikli Köyü, Akhisar, Manisa)'ya, D34 yolu (koyu turuncu yol) ile Iluia Gordos (Gördes)'e, D54 yolu (açık mor yol) ile Apollonis (Sakarkaya Köyü, Akhisar, Manisa)'e ve E1 yolu (koyu mor yol) ile Hermocapela (Dereköy, Akhisar, Manisa) üzerinden Bergama'ya bağlanıyo idi (harita-11).

(harita-11) D5 Yolu İzmir-Manisa-Akhisar arası.
(kaynak: French,2014:25 | harita: HKK,2026)
 
D6 - Smyrna - Sardis arası güzergâh:
Bu güzergâh kısa ve çok kullanılan bir yol idi. İzmir'den başlayıp Salihli'ye yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunan Sardes, uzun süre bölgenin önemli ticaret noktalarından bir oldu.

D6 yolunda; Altındağ (Bonova, İzmir), Bornova, Pınarbașı, Hacılar, Belkahve ve Kıllık'ta mesafe taşları bulunmuştur. D6 yolu (yeşil yol) bugün Turgutlu olarak adlandırılan yerden D39 yolu (turuncu yol) ile Metropolis (Yeniköy, Torbalı, İzmir)'e ve oradan da D1 yoluna (koyu kırmızı yol) bağlanarak Efes Limanı'na kadar gidiyordu. Ayrıca bu yol, D5 yolu (kahverengi yol) üzerinden Manisa ve İzmir'e de varıyordu. Sardis E1 yolu (mavi yol) üzerinden de Thyatira'ya bağlanıyordu. Son olarak Turgutlu'yu geçince D53 yolu (mor yol) ile de Manisa'ya bağlanılıyodu (harita-12).

(harita-12) D6 Yolu İzmir-Sart arası.
(kaynak: French,2014:27 | harita: HKK,2026)

DEVAM EDECEK
Anadolu yol güzergahları 7: Bizans Dönemi Yolları

ÖNCEKİ BLOG >
Anadolu yol güzergahları 5:  Ahameniş (Pers) Kral Yolu

---
DİPNOTLAR
[1] Metropolis [Μητρόπολις] Antik kenti, Yeniköy Torbalı, İzmir'de bulunan bir tepede kurulu idi. Antik Ionia Bölgesi içindeki kent, Efes'e 30 km, İzmir'e ise 40 km uzaklıktadır ve Küçük Menderes havzasına hakim konumdadır.

---
KAYNAKÇA

Altun, S. (2011).
İonia bölgesinde Roma İmparatorluk Döneminde yol ağları (Tez No. 302851) [Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi].

Altun, S. (2017).
Roma İmparatorluk Dönemi’nde Anadolu'da yollar ve yol ağları (Tez no. 504181) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi].

French, D. H. (2014).
Roman roads and milestones of Asia Minor Vol. 3: Milestones, Fasc. 3.5: Asia, Londra: British Institute at Ankara. 

French, D. H. (2016).
Roman roads and milestones of Asia Minor Vol. 4: The Roads, Fasc. 4.1: Notes on the Itineraria, Londra: British Institute at Ankara.

Güneş, C. (2018).
Bizans Anadolusu’nda askerî ve idarî bir sistem: thema sistemi (VII. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar) (Tez no. 537281) [Doktora Tezi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi].

Herodotos, -. (1904).

The histories of Herodotus, (çev.) Henry Gary, New York: D. Appleton.

Heredotus, -. (2012).
Tarih (8.b), (çev.) Müntekim Ökmen, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Kaya, D. (2017).
Roma'nın Anadolu'daki doğu sınırı: karargâhlar, köprüler ve yol ağlarının arkeolojik açıdan incelenmesi (Tez No. 467348) [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Keklik Doğruyol, T. (2019).
Cappadocia Eyaleti'nin başkenti Kaisareia ve lejyon karargâhı Melitene arasında uzanan roma yolu ve kullanımı (Tez no. 594581) [Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi].

Köksal, H.K. (24 Mart 2026).
son erişim tarihi: 21 Haziran 2026.

Oral, N. Ü. (2022).
Roma/Hacı Yolu: Kalkhedon-Nikomedeia-Nikaia-Iuliupolis güzergâhı (Tez no. 735147) [Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi].

Öncü, Fraiz (2018).
M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda Achaemenid (Tez no. 526908) [Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi].

Özkan Kılıç, S. (2011).
Pers hakimiyeti altında Batı Anadolu (Tez no. 287707) [Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Ramsay, W. (1890).
The historical geography of Asia Minor, Londra: John Murray.

Sever, A. (2017).
Anadolu'da Roma lejyonları: yollar ve güzergahlar (Tez No. 486350) [Yüksek Lisans Tezi, Adıyaman Üniversitesi].

Talbert, R.J.A. (2014).
Rome's World: The Peutinger Map Reconsidered (2.b)Carolina: University of North Carolina.






22 Haziran 2026 Pazartesi

Anadolu yol güzergahları 4: Hellen Göçleri Sonrası Yol Güzergâhları

(resim-01) Eski İzmir'den Aiol düzeni sütun başlığı.
(kaynak: facebook.com, Turkish Archaeological News).


Tunç Çağı (MÖ 3300-MÖ 1200), yaklaşık iki bin yılın ardından "bir anda" yok oldu. Gerek fakültedeki sanat tarihi derslerinde ve gerekse Oda'daki görevlerim sırasında -ve tabiki Ayvalık'a gelene kadar süren meslek yaşamım boyunca-, "bu bir anda yok oluşu", salt bir madenin "ergime sıcaklığı" ile ele almıştım. Yani uzun bir süre onu ergiten sıcaklığı sağlayan bir tür teknolojiyi düşünmüştüm [1].

2013 yılı sonrasında Ayvalık'ta yaptığım; okumalar, gözlemler ve araştırmaların bir bölümü, "deniz kavimleri", "kaos teorisi" ve "Anadolu'da yaşanan afetler" üzerine olmuştu. Hatta -sanırım- 2018 yılında yaptığımız bir söyleşi serisinde, "Ayvalık'ın kuruluş meselesi" adlı söyleşide bu kaos teorisine başvurararak bölgede XVI. yüzyıl sonrası yaşanan afetleri ele almıştım. 

Bugün hala çürütülemeyen bu sava göre, yaklaşık MÖ binli yıllarda ve aynı anda, hem "deniz kavimleri", yani Miken uygarlığını oluşturan ve bugün Hellen dediğimiz değişik gruplar verimli Anadolu coğrafyasına göç etti, hem bir dizi doğal afet yaşandı, hem uzun süren bir kuraklık yaşandı, hem yeni türden "virüsler" oluştu veya taşındı, hem "bir alfabe ve buna bağlı çivi yazısı" geliştiren ve buralarda yaşayan -belki de kadim- Anadolu halkları doğuya doğru göç etti, vs.

Bunların tümü MÖ binli yıllarda oldu...

Yetmezmiş gibi, yaklaşık 300 yıl süren "alfabesiz/yazısız" bir dönem de bunlara eklenince,  "karanlık dönem" denilen üç yüzyılı yaşadı, yerküre.

Bu dönemle ilgili çok başarılı ve "sayısız" eser yayımlandı, çevrildi ve yazıldı. Okur bunları bulmakta hiç zorluk çekmeyecektir. Yine de ben bu blogun kaynakçasını olabildiğince zengin tutmaya çalıştım.

Bir diğer konu ise, bundan sonra ilgilendiğim coğrafyaya döneceğim konusudur. Çünkü Anadolu üzerine hazırlanmış çok başarılı ve sayısız çalışma bulunmaktadır. Okur büyük olasılıkla bunların bir bölümünü de okumuştur. Bu blogdan itibaren, daha önce de belirtiğim dikdörtgene bağlı kalacak, yani: İzmir - Midilli Adası - Edremit Körfezi - Manisa arasındaki bölgeyi ele alacağım.

4. AİOLLER
Aioller, Antik Hellen ülkesinde yaşayan halklardan biridir. Büyük olasılıkla AiollerMÖ XI. yüzyılda önce Lesbos [Λέσβος] (Midilli) Adası'na geçtiler ve oradan da Kyme [Κύμη] (Aliağa) üzerinden Andolu'ya yayıldılar. Aioller aslen Tesalya [Θεσσαλία] ve Voiotia [Βοιωτία] halkındandır ve uzun süren bir göç hareketi yaşasalar da haklarında yapılan ilk bilimsel çalışma 1959 yılında olmuştur. Bu çalışmayı Hellen tarihi araştımacısı ve arkeolog Jean Bérard [2], İtalya'da yürüttüğü çalışmalar sırasında bulmuştur. 

(resim-02) Jean Bérard.
(kaynak: centrejeanberard.cnrs.fr
)

Antik Hellencede Αἰολίς (Aiolís) olarak yazılan bu halk ile, Homeros'un [3] Odysseia adlı destanında karşılaşırız. Eserin 10. bölümünde: 
"1. Böylece vardık Aiolos Adası'na. Hippotesoğlu Aiolos otururdu orada, ölümsüz tanrıların sevgilisiydi o. Yıkılmaz, tunçtan bir duvarla çevriliydi bu yüzden ada, kent oturtulmuştu göğe yükselen bir yalçın kaya üzerine. 5. Aiolos'un on iki çocuğu vardı konağında, altısı kızdı, altısı erkek, delikanlı çağında, oğullarına karı diye vermişti kızlarını Aiolos." (Homeros,2014.b:165)
demekteydi.

Aiollerözellikle Lesbos başta olmak üzere birkaç Ege adası ile Anadolu'nun Batı ve Kuzey-Batı bölgelerini kapsayan bir yere hakim oldular [4]. Bir başka deyiş ile: Mysia'nın Güney kısımları ile tüm İyonya ve Lidya'nın Doğu'sunu içermekte idiBurası kabaca: Troya - Midilli Adası - Manisa - İzmir arasında kalan bölge idi (harita-01).

(harita-01) Aiol Bölgesindeki yerleşmeleri gösteren harita.
(harita: HKK,2026)

AiollerMÖ XII. yüzyılın sonlarında Tesalya ve Kuzey-Doğu Yunanistan bölgesinden topluca göç eden ilk halk olmalı. Büyük olasılıkla Anadolu'ya doğru yapılan bu göç, Ege Denizi'ndeki Lesbos, Tenedos (Bozcaada) ve Moschonisia (Alibey Adası) üzerinden oldu. Yapılan güncel araştırmalara göre 300 yıl süren bu kolonizasyon çalışmasının MÖ IX. yüzyılın sonlarında tamamlandığı görülmektedir.

Bu da yaklaşık olarak, Truva Savaşı'na karşılık gelmektedir. Geleneksel kaynakların bazıları bu deniz halkları göç hareketine (veya kolonizasyonuna) Agamemnon'un [5] oğlu Orestes'in [6] liderliğini yaptığını, bazıları ise Menestheus'un [7] liderlik yaptığını ve Anadolu'daki Elaea [8] şehrini inşa ettiğini söylemektedir.

Bu hareket daha sonra Dorların ve İonların göç dalgaları ile devam etti.

Aiol Şehirleri
Aiol Dodekapolisi (Δωδεκάπολις), yani on iki şehirden oluşan konfederasyonu şuydu: Timnos (1), Notio (2), Smyrna (3), Aegirosessa (4), Neo Teichos (5), Larissa (6), Kyme (7), Myrina (8), Gryneion (9), Aigai (10), Pitani (11) ve Killa (12). En büyük (veya en önemli) kent Killa idi. Bu konfederasyonun dini merkezi Gryneion'daki Apollo tapınağıydı (harita-02). Bu kentlerden Smyrna, Ion göçleri sonrasında birlikten ayrıldı ve Ion Dodekapolis'ine katıldı.

(harita-02) Aiol Bölgesi yerleşmeleri.
(harita: HKK, 2026)
Strabon ise, Aiol şehirlerini kuzey ve güney olarak ikiye ayırır. Daha kuzeydeki bölümü, Troas bölgesi olarak adlandırır ve Skepsis (1)Kebrëně (2)Neandreia (3)Assos (4)Gargara (5)Antadros (6) ile Pitya (7) şehirlerini sayar. Güney bölümü ise, Caicus ve Ermus nehirleri arasındaki bölge olarak sunar (harita-03)

(harita-03) Strabon tarafından belirtilen Aiol Bölgesi yerleşmeleri.
(harita: HKK, 2026)

Büyük olasılıkla, Anadolu'ya geçmeden önce Lesbos'ta Mytilene, Mithymna, Eressos, Pyrrha, Arisbe, Antissa ve Tenedos gibi yerleri kurmuş olmalılar.

Rahmetli Senan, 26 Şubat 2012 yılında yazdığı "Aiolis Antik Kentleri" adlı blogunda Aiol kentlerine değinir ve şunları sayar: Pitane, Elaia, Gryneion, Akhaion Limen, Myrina, Tisna, Kyme, Aigai, Larissa, Neon Teikhos, Temnos, Notion, Palaudis, Herakleia, Melanpagos, Armanda, Moronda, Panaztepe, Memanimenos, Kordolio, Palaia Smyrna, Killa, Itale, Posideia, Parparon, Lesbos.

DEVAM EDECEK ...

ÖNCEKİ BLOG > 


---
DİPNOTLAR

[1] Daha önce yazmış olabilirim, kusura bakmayın ama yine de tekrar etmekte fayda var: Cilalı Taş Devri'nden, yani yaklaşık MÖ 5000'den sonra, özellikle "silah" yapımında kullanılan metallerle adlandırılan dönemler devreye girmişti.

Bir tür madencilik etkinliği olan bu üç dönem sırasıyla şunlardı:
1. Bakır Çağı (yaklaşık MÖ 5000-MÖ 3000),
2. Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 3000-MÖ 1200),
a. Erken Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 3000-MÖ 2000),
b. Orta Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 2000-MÖ 1600),
c. Genç Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 1600-MÖ 1200),
3. Demir Çağı (yaklaşık MÖ 1200-MÖ 500),

Bakır (Cu), yaklaşık 1085 °C'da ergimekte ve kendi başına doğada bulunduğundan ötürü pek çok eski uygarlık tarafından da kullanmış idi. Anadolu, zengin bakır yataklarına sahip olduğu için, uygarlıkların çoğu burada kuruldu. 

Tunç -Fransızca > bronz- bakırın değerli bir alaşımıdır. Bakırın ergitilerek, Kalay (Sn) veya Arsenik (As) metalleri ile alaşım yapması ile elde edilir. Yaklaşık 1085 °C'da elde edilir.

Demir (Fe) ise yaklaşık 1538 °C'da ergir.

[2] Jean Bérard1908-1957 yılları arasında yaşamış Fransız tarihçi ve arkeolog idi. Babası diplomat ve politikacı Victor Bérard, annesi Alice Francine Elisa Colin idi.  L'École normale supérieure'de okudu ve 1941 yılında, Bibliographie topographique des principales cités grecques de l’Italie méridionale et de la Sicile dans l’Antiquité [Antik Çağda Güney İtalya ve Sicilya'nın başlıca Yunan şehirlerinin topografik bibliyografyası] adlı doktora tezini verdi. Tezi üzerine birçok çalışma yapıldı. Aynı yıl Truva Savaşı'nın dönemlendirilmesi çalışmalarına başladı ve yaklaşık on iki yıl süren olaylar hakkında doğru bir tarihlendirme oluşturdu. 1943 yılında, ENS akademisyeni olan Suzzane Janin ile evlendi. 1952-1955 yılları arasında Kıbrıs adasında kazılar yaptı. 21 Temmuz 1957 tarihinde Beaune (Fransa)'da geçirdiği bir trafik kazası sonrasında genç yaşta öldü. 

İtalya'da çalışırken Umberto Zanotti Bianco gibi önde gelen İtalyan anti-faşist entelektüellerle tanıştı ve 1938 yılında Histoire du fascisme italien [İtalyan Faşizminin Tarihi] adlı kitabı Fransa'da toplatıldı ve "imha edildi". 

[3] Homeros, varlığı tatışmalı bir Hellen ozan idi. Yaklaşık MÖ IX. yüzyılda İzmir'de doğduğu ve Sakız’da yaşadığı sanılmaktadır (Thomson,2007:535-536). Kimi Osmanlı dönemi yazarları babasının bilinmediğini ve annesinin adının ise Kritayis [Κριτάις] olduğunu yazmışlardır (Taşkent,2023:43). Heredotos'un: “benden herhalde dört yüz yıldan daha eski değildir” biçiminde yazdığından kaynaklı olarak Homeros'un, yaklaşık MÖ 885 yılında doğmuş olduğu da sanılmaktadır (Heredotos,2012:145). Adının Hellence harflerle yazılışı olan Ὅμηρος sözcüğünden yola çıkarak onun bir köle olduğunu savunan tarihçiler de bulunmaktadır. Bir başka bilinemez konu da körlüğü hakkındadır (Homeros,2014.a:xii). Bazı araştırmacılar, onun yarattığı veya derlediği, yaklaşık 16.000 dizeli İlyada ve yaklaşık 12.000 dizeli Odysseia destanlarında, Hellencenin hem Ion ve hem de Aiol lehçelerini kullanılmasından yola çıkarak asla yaşamadığını; kimi araştımacılar ise, İlyada'yı gençliğinde Odysseia'yı ise yaşlılığında yazdığından dolayı lehçe farkları olabileceğini yazmışlardır. Elbette, Homeros'un ölüm tarihi de belirsizdir (Homeros,2014.a:i-xiv).

[4] AE´OLIS (Αἰολίς, Aeolia), Küçük Asya'nın batı kıyısında yer alan ve Strabon tarafından daha geniş Mysia bölümüne dahil edilen bir bölgedir. Aeolis'in sınırları, antik coğrafyacılar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Strabon (s. 582) [Türkçe çevirileri ile karşılaştırma yapamadım], Hermus Nehri ve Foka'yı Aeolis'in güney sınırları, İyonya'nın ise kuzey sınırları olarak belirler. (s. 586) Şöyle gözlemde bulunur: “Homeros'un Aeolis ve Truva'yı bir araya getirmesi ve Aeolialıların Hermus'tan Kyzikos civarındaki kıyıya kadar tüm ülkeyi işgal edip şehirler kurması gibi, ben de Hermus'tan Lectum'a kadar uzanan ve şimdi doğru bir şekilde Aeolis olarak adlandırılan bölge ile Lectum'dan Aesepus'a kadar uzanan bölgeyi bir araya getirerek tanımımı eksik yapmayacağım.” Bu nedenle, Aeolis, adıyla müsemma olarak, Adramyttium Körfezi'nin kuzey girişindeki Lectum burnuna kadar uzanıyordu. Adramyttium Körfezi, İlion'un bulunduğu dağlık bölgenin güney kıyısı, Lesbos adası ve Adramyttium'un güneyinden güneybatıya doğru uzanan Aeolis kıyısı tarafından oluşturulmuştur. Kıyı düzensizdir. Adramyttium Körfezi'nin güneyinde, kuzey ucunda çok sayıda küçük adadan oluşan Hecatonnesi adaları ve güney sınırında Lesbos'un güney ucuna en yakın olan anakaranın çıkıntı noktası bulunan bir girinti vardır. (abç.) Phocaea şehrinin bulunduğu yarımada, kuzeyde Cume Körfezi'ni güneyde İzmir Körfezi'nden ayırır. Cume Körfezi, Evenus ve Caïcus nehirlerini alır. Eski Aiolya şehirlerinin toprakları, Hermus'tan Calïcus'a kadar kuzeye doğru uzanıyor ve kıyı şeridini ve 10-12 mil [16,09-19,31 km] iç kesimlere kadar uzanan bir alanı kapsıyordu. Adramyttium Körfezi ile Caïcus arasında şu kasabalar bulunuyordu: Bir burun üzerinde yer alan Cisthene (Κισθήνη, Chirin-koi), Strabo zamanında ıssız bir yerdi. Cisthene'nin yukarısında, iç kesimlerde bir liman ve bir bakır madeni vardı. Daha güneyde Coryphantis (Κορυφαντίς) [Keremköy], Heracleia (Ἡρακλεία) [Ayvalık] ve Attea (Ἅττεα, Ajasmat-koi) [Altınova, Ayvalık] bulunuyordu. Coryphantis ve Heracleia bir zamanlar Mytilenaealılara [Midlli Adası'ndaki halk] aitti. (abç.) Herodotos (1.149) [Türkçe çevirisi ile karşılaştırmadım], bu Aiolyalıların sahip olduğu bölgeyi, İyonya konfederasyonunun şehirlerinin bulunduğu bölgeden daha verimli, ancak iklim bakımından daha aşağı olarak tanımlar. Şu 11 şehri sıralar: Cume (Phrikonis olarak da adlandırılır); Lerissae, Neon Teichos, Temnus, Cilla, Notium, Aegiroessa, Pitane, Aegaeae, Myrina ve Grynexa. Başlangıçta bunlardan biri olan ve 12. şehir olarak sayılan Smyrna, İyonyalıların eline geçti. Herodotos, bu 11 şehrin, İda'dakiler hariç, anakaradaki tüm Aiolyalı şehirler olduğunu söyler; "çünkü bunlar ayrıdır" (1.151); ve başka bir yerde (5.122) Herodotos, İlyas'ta veya İlion bölgesinde yaşayan insanlara Aiolialılar der." (Smith,1854:53).

[5] Agamemnon (Αγαμέμνονας), mitolojisiye göre Miken Kralı'dır ve Sparta Kralı olan Menelaos'un büyük kardeşi, orduları Troya Savaşı'na götüren kumandan idi.

[6] Orestes (Ὀρέστης) Troya Savaşı'nda savaşan Miken kralı Agamemnon ve Klytemnestra'nın oğludur. Homeros'un Odysseia destanına göre: Orestes'in babası Agamemnon, Troya Savaşı'na giderken gemisi iyi bir rüzgâr alması için kızı İphigenie'yi tanrı Artemis'e kurban etmek ister, ancak karısı Klytemnestra buna karşı çıkar. Ama O, kararından vazgeçmez ve kızını kurban eder. Kız, tanrıça tarafından kurtarılır ve yerine bir dişi geyik kurban edilir. Ancak Klytemnestra bu duruma çok kızar ve Agamemnon savaşta iken, Agememnon'un kuzeni Aegisthus ile 12 yıl süren bir aşk yaşar. Kral savaştan döner ancak, karısı da onu öldürmeyi kafasına koymuştur. Çok sıcak karşıladığı kocasını, banyodayken bir balta ile öldürür. Bu sırada 12 yaşında bir çocuk olan Orestes, Parnassus dağı'nda kaçar. 8 yıl sonra öldüğü söylentisi yayılır. Orestes, annesi ve annesinin sevgilisini öldürür. Son olarak kız kardeşini de kurtarır. (Homeros,2014.b:4)

[7] Menestheus (Μενεσθεύς), Troya Savaşı sırasında Atina'nın efsanevi kralı idi.

[8] Elaea (Ἐλέα), bugün Zeytindağ, Bergama / İzmir olarak anılan bir yerleşmedir. Pergamon'un limanı olarak hizmet veriyor idi.

---
KAYNAKÇA

Alpaslan, H.İ. (11 Temmuz 2018).
son erişim tarihi: 22 Nisan 2026.
 
Armağan, M.E. (2014).
Aigai (Aiolis) kazısı Bizans Dönemi seramik buluntuları (Tez no. 370683) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi].

Arseven, M. (2013).
Larisa'da (Buruncuk) bulunan arkaik taş mimari eserler (Tez no. 335911) [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi].

Arslan, M. (2022).
Aiolis kentleri ve mimari öğeleri (Tez no. 736418) [Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi].

Bektaş, G. (2011).
Thrakia, Troas, Aiolis, Ionia ve Mysia bölgelerinden toplanan keramik: Prof. Dr. Aşkıdil Akarca'nın 1950-1980 gezilerinden bir değerlendirme (Tez no. 736418) [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Cengiz, D. (2024).
Tisna bulguları ışığında Aiolis bölgesi demir çağ mezar tipleri ve ölü gömme gelenekleri (Tez no. 885887) [Yüksek Lisans Tezi, Adnan Menderes Üniversitesi].

Ceylan, A. (2018).
Demir Çağı'nda Aiolis Bölgesi kolonizasyon faaliyeleri (Tez no. ?7) [Lisans Tezi, Ege Üniversitesi]. 

Çelebi, A. (2025).
Hellenistik ve Roma dönemi Aigai (Aiolis) heykeltıraşlık eserleri (Tez no. 923097) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi]. 

Drews, R. (2014).
Tunç Çağı'nın sonu askeri değişim ve Antik Akdeniz'de çöküş, (çev.) Tolga Ersoy ve Gürkan Ergin, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Ekin, Ç. (2016).
Ege göçleri sonrası Ön Asya'nın siyasi durumu (Tez no. 440756) [Yüksek Lisans Tezi, Sütçü İmam Üniversitesi].

Ergün, D. (2023).
Aigai (Aiolis) Bouleuterionu Hellenistik Dönem Seramiği (Tez no. 812233) [Yüksek Lisans Tezi, Celal Bayar Üniversitesi].

Eroğlu, G.C. (2019).
Aigai (Aiolis) kuzey kapısı (Tez no. 586400) [Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi].

Eroğlu, M. (2019).
Aigai'deki (Aiolis) endüstriyel üretime ait taş donanımlar (Tez no. 586399) [Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi].

Erol, A. (1999).
Aiolia, İonia, Karia, Lykia, Pisidia, Pamphylia, Kilikia bölgesi çeşme yapıları (Tez no. 81537) [Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi].

Esin, K. (2019).
Aiolis'te kültler (Tez no. 536861) [Doktora Tezi, Ege Üniversitesi].

Herodotos, -. (2012).
Tarih (8.b), (çev.) Müntekim Ökmen, İstanbul: TİBKY.

Homeros, -. (2014.a).
İlyada (2.b), (çev.) Azra Erhat ve A. Kadir, İstanbul: TİBKY.

Homeros, -. (2014.b).
Odysseia, (çev.) Azra Erhat ve A. Kadir, İstanbul: TİBKY.
 
Karaca, K. (2022).
Antik Çağ'da Batı Anadolu'da ( Troas, Aiolis ve İonia) kremasyon (Tez no. 770607) [Yüksek Lisans Tezi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi].

Kendirci, R. (2013).
Filistin ve çevresinde ele geçen aiol stil başlıklar (Tez no. 326095) [Yüksek Lisans Tezi, Sıtkı Koçman Üniversitesi].

Köksal, H.K. (24 Mart 2026).
son erişim tarihi: 21 Nisan 2026.

Mater, G. (2024).
Larisa'daki (Aiolis) antik taş ocaklarında yöntem ve sürece ilişkin tespitler (Tez no. 912726) [Doktora Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi].

Öncü, Ö.E. (2013).
Aiolis bölgesi Arkaik Dönem mimarisinde pişmiş toprak çatı elemanları (Tez no. 328584) [Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi].

Senan, E. (26 Şubat 2012).
son erişim tarihi: 21 Nisan 2026.

Smith, W. (1854).
Dictionary of Greek and Roman geography v.1, Boston: Little Brown and Company.

Strabon, -. (2000).
Antik Anadolu coğrafyası : (Geographika: XII-XIII-XIV) (4.b), (çev.) Adnan Pekman, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları.

Taşkent, A. (2023).
Homeros’un tercüme-i hâli: 19. ve 20. yüzyılda Osmanlı-Türk aydınlarının gözüyle Homeros biyografisi, 18(140), 37-47, İstanbul: Millî Folklor Dergisi.

Thomson, G. (2007).
Eski Yunan toplumu üstüne incelemeler : tarih öncesi Ege, (çev.) Celâl Üster, İstanbul: Homer Kitabevi.

Türker, İ.M. (2023).
Eski Smyrna'da ele geçen küçük Aiol başlıkları (Tez no. 823698) [Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi].

Yüksel, E. (2012).
17. yüzyılın sonu, 18. yüzyılın ortası ve 19. yüzyılın başında yabancı seyyahların gözünden Batı Anadolu antik kentleri (Tez no. 327392) [Yüksek Lisans Tezi, Adnan Menderes Üniversitesi].